Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ülke
– Memleket
– Devlet
– Yurt
Cümle içinde kullanımı: “Diyâr diyâr dolandım da senden gayrısını kendime eş bulamadım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ülke
– Memleket
– Devlet
– Yurt
Cümle içinde kullanımı: “Diyâr diyâr dolandım da senden gayrısını kendime eş bulamadım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dindar
– Dine bağlı olan
– Mütedeyyin
– Din inancı güçlü kimse
Cümle içinde kullanımı: “Yaptıkları ve söylediklerinden sorumlu olan birisin, kimse senin diyânet-kâr oluşunu eleştiremez.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dindar
– Diyaneti olan kimse
– Din hükümlerine uymaya özen gösteren kimse
– Dini inancı yüksek olan
– Mütedeyyin
Cümle içinde kullanımı: “Diyânetli birini kolay kolay yolundan saptıramaz, şirke düşüremezsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dindarlık
– Din hükümlerine uyma
– Din
– Din kurallarından ayrılmama
– Dindar olma
Cümle içinde kullanımı: “Diyânet hükümlerine göre yaşamak evladır, aksi taktirde ahiretimiz tehlikeye girer.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yazı yazmaya yarayan eski tarz araç
– Hokka
– Mürekkebe batırılarak yazı yazmayı sağlayan eski tür kalem
Cümle içinde kullanımı: “Elindeki divitten damlayan kara sıvıyı yerlere akıtarak çıplak ayak yürümeye devam etti.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Cinli
– Cin çarpmış
– Sinirli
– İçinde cin olduğuna inanılan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerindeki deli bakışı dîv-gîr misali insanı korkutuyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İpek böceği
– -Pike
– Dalmak
– Atlamak
– Daldırmak
– Suya atlamak
Cümle içinde kullanımı: “Dîve görmek istiyorsan kozalara dikkatlice bak.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cin ağacı
– Dev ağacı
Cümle içinde kullanımı: “Bu ormanı özel kılan şey çok yağmur alması ve bütün ağaçların dîvdâr olmasıdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Güve
– Ağaç kurdu
– Sülük
– Asalak hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Gönül evini saran dîvçe içten usul usul çökertir adamı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Zırh yerine savaşlarda giyilen aslan veya kaplan derisinden yapılmış zırh
– Savaşlarda giyilen aslan postekisi
Cümle içinde kullanımı: “Dîv-câme giyen kendini ormanların kralı sanmasın, gerçek mertlik kandadır o da er meydanında ortaya çıkar.”