Kelime Kökeni: Ad
– Batı karşıtı
– Güneşin doğduğu yön
– Şark
– Maşrık
– Avrupa’ya göre Asya bölgesi
– Doğmayla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Güneş henüz doğu tarafından yüzünü göstermeden önce son kez yıldızları selamlayacağım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Batı karşıtı
– Güneşin doğduğu yön
– Şark
– Maşrık
– Avrupa’ya göre Asya bölgesi
– Doğmayla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Güneş henüz doğu tarafından yüzünü göstermeden önce son kez yıldızları selamlayacağım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yakın ve öz hısımlar
– Ana ve baba tarafından yakınlıkları bulunan akraba
– Evlilik yoluyla birbirine yakın kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Onunla ve kardeşleriyle aramızda doğanlık var tanışıklığımız buradan geliyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Doğanları besleyen bakımlarını üstlenen kimse
– Doğan avlanan kimse
– Doğan yetiştiren
Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli büyük dedem doğancıymış, yırtıcı kuşları büyütürmüş.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kuş avlamak üzere alıştırılan yırtıcı kuş
– Kartalgillerden et yiyen kuş
Cümle içinde kullanımı: “Gökyüzünden süzülerek inen doğan avını acımasız ve ani bir hamleyle yakaladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kale muhafızı
– Kale merkez kumandanı
– Kale bekçisi
– Komutan
Cümle içinde kullanımı: “Dizdâr gibi bekleyen gözlerinin habisinde sürgündüm.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Horozlar
– Dikler
– Tavuğun erkekleri
Cümle içinde kullanımı: “Tavukların peşinden koşan diyeke sabahtır ötüp duruyor.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Diyerek
– Söyleyerek
– Sanarak
Cümle içinde kullanımı: “Yandım diye diye feryat ettikçe bozuk düzene dalan insanlar gibi alay ettin benimle.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Anadolu
– Osmanlı ülkesi
– Anadolu’ya verilen eski isim
Cümle içinde kullanımı: ” Diyâr-ı rûm’da yaşamış atalarımız geriye birçok eser bırakmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Avrupa
– İslam olmayan ülkeler
– İslam ülkelerinden olmayan ülkeler
Cümle içinde kullanımı: “Birçok vatandaşımız geçimlerini sağlayabilmek için diyâr-ı Küfr de çalışıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gurbet ili
– Gurbet şehri
– Gurbet diyarı
– Yabancı memleket
Cümle içinde kullanımı: “Diyârı gurbet ellerde öksüz kalmışım kim sorar halimi ahvalimi?”