Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– İlenç
– Beddua
– Kargış
– İlenme
– İlenmek amacıyla söylenen söz
– İnkisar
Cümle içinde kullanımı: “Dûd-i âh etme, kötü laf döner sahibini bulur.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– İlenç
– Beddua
– Kargış
– İlenme
– İlenmek amacıyla söylenen söz
– İnkisar
Cümle içinde kullanımı: “Dûd-i âh etme, kötü laf döner sahibini bulur.”
Kelime Kökeni: Arapça-Farsça
– Kurt
– Böcek
– Solucan
– Keder
– Tasa
– Duman
– Pus
– Tütün dumanı
– Sıkıntı
– Üzüntü
– Gam
– Tütün
– Sis
Cümle içinde kullanımı: “Dûd sarmış etrafı, göz gözü el eli bulamıyorum.”
– Çatmak
– Uğramak
– Bir süre kalmak
– Tutturmak
Cümle içinde kullanımı: “Sevgiye dûçâr olanın yaraları çabuk iyileşir derler.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hedef
– Çatmış
– Bağlanmış
– Rast gelmiş
– Tutulmuş
– Uğramış
– Müptela
– Maksat
Cümle içinde kullanımı: “İhanete dûçâr olan yürek nasıl da yanıp kül olmasın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Düzenbaz
– Dessas
– Hileci
– Hilekar
– Düzenci
– Entrikacı
Cümle içinde kullanımı: “Seni gidi dubaracı seni, herkesi parmağında oynatıyorsun.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hile
– Oyun
– Tavla oyununda iki zarında iki benekli gelmesi
– Aldatmaca
– Düzen
– Dalavere
– Aldatıcı oyun
– Desise
– Entrika
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerindeki ferfecir ifadeyle birlikte dubara oyunları herkesi bıktırdı usandırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Davet edenler
– Dua edenler
– Allah’a yakarışta bulunanlar
– Tanrı’dan istekte bulunanlar
Cümle içinde kullanımı: “Allah’ım bizleri duât edenlerden eylesin, isyandan korusun.”
– Dua etmek
– Allahâ yakarışta bulunmak
– Dua okumak
– Tanrı’ya yalvarmak
Cümle içinde kullanımı: “Hep bir arada ellerimizi göğe açıp duâlamak suretiyle minnet duygularımızı perçinledik.”
Kelime Kökeni: Arapça-duâ+Farsça-hân
– Dua okumasını bilen
– Dua okuyucu
– Dua etmesini bilen
Cümle içinde kullanımı: “Duâ-hân birini mevlüd’e çağıralım da ruhumuz huzur bulsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-Farsça
– Dua eden
– Allah’a yalvaran
– Dua okuyan
Cümle içinde kullanımı: “Duâ-gû biriyle tanıştığım için mutluyum, bu Allah korusu var demektir.”