Kelime Kökeni: Ad
– Hanım
– Kadın
– Tuti kuşu
– Papağan
– Hatun
– Bayan
– Zevce
– Eş
Cümle içinde kullanımı: “Hanımımın adı Dudu’dur, iyi huylu ancak çeneli bir kadındır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hanım
– Kadın
– Tuti kuşu
– Papağan
– Hatun
– Bayan
– Zevce
– Eş
Cümle içinde kullanımı: “Hanımımın adı Dudu’dur, iyi huylu ancak çeneli bir kadındır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ata baba
– Soysop
– Ocak
– Zürriyet
– Sülale
Cümle içinde kullanımı: “Kızın önce dûdmâna bakalım ondan sonra görücüye gidelim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kurtla ilgili
– Dumanlı
– Dumanla ilgili
– Duman çıkaran
– Sisli
Cümle içinde kullanımı: “Topraktan çıkan dûdî hayırlara vesile değildir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hamamcı
– Aşçı
– Nargile içen kimse
– Kelebek
– Kanatları türlü renklerden olan böcek
Cümle içinde kullanımı: “Yaşamı ve hayatı dûd-hâr misali düşünmek lazım, beklenmedik bir günde ölüp gidecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ata baba
– Hanedan
– Kabile
– Boy
– Klan
– Hansoyu
Cümle içinde kullanımı: “Dûd-hânemiz çok eskilere dayanır, köklü bir aile sayılırız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Baca
– Ocak
– Adliye
– Hak yeri
– Adalet yerİ
Cümle içinde kullanımı: “Dâd-gâh yeri mi burası, vicdan nerde insanlık kalmadı mı?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Büyücülerin ot yakarak cin çağırması
– Öd ağacı ve yüzerlik yakarak cin davet etmek
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buralarda dûd-efgen yapana iyi gözle bakılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-Arapça
– Küçük solucan
– Ata baba
– Soysop
– Ocak
– Mürekkep yapmaya yarayan çıra
– Aile
– Kavim
– Aşiret
– Böcek
Cümle içinde kullanımı: “Dûde yıkılıp yok olmadığı sürece geri dönebileceğin hep bir yer var.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dumanlı
– Duman bürümüş
– Duman çıkaran
– Dumanı olan
– Sisli
Cümle içinde kullanımı: “Ey gözleri dûd-âlûd, saçları yaldızlı dilber bir gülüver bitiversin bu hasret.”
– Ağzın üst ve alt kenarı
– Kenar
– Ağzı
– Körfez
– Koy
Cümle içinde kullanımı: “Dudaklarında ki ince sızı yaşadıklarının eseriydi belki de.”