Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hastalıktan bedenin erimesi
– Körelme
– Helak
– Uzvun kuruyup kalması
– Organın beslenemeyerek küçülmesi
– Bitme
– Yıkılma
Cümle içinde kullanımı: “Çocukların haline baksana yoksulluktan dumûra uğrayacaklar neredeyse.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hastalıktan bedenin erimesi
– Körelme
– Helak
– Uzvun kuruyup kalması
– Organın beslenemeyerek küçülmesi
– Bitme
– Yıkılma
Cümle içinde kullanımı: “Çocukların haline baksana yoksulluktan dumûra uğrayacaklar neredeyse.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Göz yaşları
– Dem
– Gözlerden akan sıvı
Cümle içinde kullanımı: “Kabirde dökülen dumûnun bir anlamı olmaz bu vakitten sonra.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dümbelek
– Tef
– Buhar
– Çalgı
Cümle içinde kullanımı: “Düğüm dernek varsa dumru çalmaya başlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Duhan
– Ateşten kalkan siyah hava
– Havadaki sis
– Pus
– İnce tozun havya kalkmasından oluşan bulanıklık
– Yaman
– Siyah sis
Cümle içinde kullanımı: “Etrafımızı duman sardığında gözlerimizden akan yaşlar gömleklerimizi ıslatıyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Saye
– Siper
– Rüzgardan korunmuş yer
– Kuytu yer
– Korunaklı yer
– Gölge
Cümle içinde kullanımı: “Kendimize önce dulda bir yer bulup saklanalım gerisini sonra düşünürüz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Pisboğaz
– Aç gözlü
– Eline geçeni hemen yiyen
– Toközlü karşıtı
– Gözü doymayan
Cümle içinde kullanımı: “Anadan atadan gelen mirası dul avrat çocuğu gibi yiyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Söz ebesi
– Çok bilmiş kızlar için söylenen söz
– Laf ebesi
– Kendini beğenmiş kız
Cümle içinde kullanımı: “Milletin içinde du avrat gibi konuşup konuşup durma.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kocası ölen kadın
– Eşi ölmüş kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dul kadını böyle rezil etmeye hakkınız yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kuşluk vakti kesilen kurban
– Sabahtan kesilen kurban
Cümle içinde kullanımı: “Duhye kesilmeden önce namazını kılın gelin çocuklar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Giriş verilen ücret
– Bir yere girilirken verilen para
Cümle içinde kullanımı: “Duhûliyye almadan giremeyeceğiniz kapılar mevcuttur.”