Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En tuhaf olan
– En çarpıcı olan
– Dikkat çeken
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerindeki ebda ışıltı onulmaz rüyalar görmeme sebebiyet veriyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En tuhaf olan
– En çarpıcı olan
– Dikkat çeken
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerindeki ebda ışıltı onulmaz rüyalar görmeme sebebiyet veriyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Büyük devletler
Cümle içinde kullanımı: “Düvel-i Muazzama olarak bilinen ülkeler İngiltere, Almanya, Rusya ve italya’dır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Eğilmiş
– İki kat bükülmüş
– Kamburu çıkmış
– İki kat
Cümle içinde kullanımı: “İşe yaramaz dütâ insanları korkutup kaçırıyor sürekli.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İki ayaklı
– İki ayağı olan
Cümle içinde kullanımı: “Dünyada düpâsı olan gezer, dili olan da konuşur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yerküre
– Kainat
– Yeryüzü
– Evren
– İçinde yaşadığımız alem
– El alem
– İnançları bir olanların topluluğu
– Ortam
– Herkes
– Hayat
– Yaşama biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Her şeye rağmen boynumuzun borcu olan dünyalarımızı yaşayıp gideceğiz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karanlık
– İyi seçilemeyen ortam
– Zulmet
– Işığı olmayan yer
– Işıktan yoksun yer
Cümle içinde kullanımı: “Dücâ bir yerde tek başına kalmaktan korkuyor sürekli ağlıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İki kat
Cümle içinde kullanımı: “Dü-bâlâ evleri gördün mü, hepsinde yanan bir ocak vardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uzağı gösteren
– Dürbün
– Bakaç
– Uzgözler
Cümle içinde kullanımı: “Dûr-nümâ olmadan o kadar ilerisini görmek mümkün değildir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Saye
– Siper
– Rüzgardan korunmuş yer
– Kuytu yer
– Korunaklı yer
– Gölge
Cümle içinde kullanımı: “Kendimize önce dulda bir yer bulup saklanalım gerisini sonra düşünürüz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kuşluk vakti
– Kuşluk
– Günün sabahla öğlen arasındaki zaman dilimi
– Kuşlara yem verilen zaman
Cümle içinde kullanımı: “Yarın duhâ vakti geldi mi uyanacak, yeni bir heyecanla hayallerimizi gerçekleştireceğiz.”