Bana beni sevdiğini bir kez bile söylemedin 1

Bana beni sevdiğini bir kez bile söylemedin

Unuttun mu beni?

Ansızın, hiç beklemediğin bir anda aklına düşüyor mu sana bakışım, içinde bir yerde bana ait bir ize rastlıyor musun? Sana sormak istediğim o kadar çok soru birikti ki dilimin ucunda.  Ne cevap vereceğini merak ettiğimden değil, bir kez daha sesini duyabilmek için bu çırpınışım. Ama en basitinden ‘nasılsın, hayat nasıl gidiyor’ diye bile soramam sana.  Yüzünü görmek bir yana, kuru bir mesajını bile okuyamam.

İki medeni insanın gerçekleştirebileceği soğuk bir selamlaşmayı bile paylaşamayız.  Sana dair elimde kalan ismin ve bir resmin.  Yan yana olduğumuz fotoğraflar çoktan silindi, ikimizde o güzel anlara çoktan kıydık.  Başta gururuma sarılıp yok ettim onları, sonrasında böyle içimin yanacağını bildiğimden tutmaya dayanamadım.  Yanak yanağa duran o mutlu halimize bir daha ulaşamayacağımızı kesinkes bilirken, tekrar tekrar bakabilir miydim?

Başlarda çok zor oldu. İnan bana aklımı kaybediyorum sandım, kalbimin neşterle kesildiğini hissettiren sancılar saplanıyordu. Zihnimde sürekli ‘bir daha kimse beni bu kadar sevemez’ sözcüğü yankılanıyordu.  ‘Hayatta beni seven tek kişiyi kaybettim’ derken ruhum bedenimde titriyordu.

Sana hem teşekkür borçluyum hem de çok kızgınım. Birini gerçekten sevmenin mümkün olacağını öğrettin bana.  Kusur aramaksızın, tüm varlığının bilincine vararak onu sevmenin ne güzel şey olduğunu. Küskünlüğüm, kızgınlığım ayrılışımızdaki basitliğe değil. Hiç olmamışsın, hiç tanışmamış, ellerimiz birleşmemiş, bir zamanlar uçurum gibi gelen kilometreleri aşıp birleşmemişiz gibi yok olman.

Seni, sana ait izleri bulabileceğim bir imkan bırakmadın bana.  Halini hatırını soramam, uzaktan izleyemem, tek bir fotoğrafına bile bakamam. Yaşayıp yaşamadığını, hayatındaki zorlukları aşıp aşamadığını bile öğrenemem.  Sana uzaktan bakma ihtimalimi bile elimden aldığını kimselere söyleyemem.  Seni hala sevdiğimi, unutmadığımı unutamayacağımı sadece kendime itiraf edebilirim.

Ayrılışımızdaki bu hazin son bir tek benim canımı yakıyor.  Şimdiler de beni sevip sevmediğinden emin olamıyorum. Zaman geçtikçe ikileme düşüyor, o güzel günlerde bana vermiş olduğun aşkın gerçekliğinden şüphe ediyorum.  Aramızdakinin aşk olmadığını söylediğin o tatlı oyunun ciddi olduğunu fark ediyorum.

Sorardım sana ‘bana aşık mısın’ diye, evet derdin.  Yine sorardım ‘benden hoşlanıyor musun’ evet derdin.  Bir kez daha sorardım sana ‘beni seviyor musun’ hiç evet demedin.  Bana beni sevdiğini bir kez bile söylemedin.  Oysa yalandan ‘evet’ demene bile razıydım.  O kadar açtım ki beni sevmene,

Allah şahit özlemiyorum seni, özlemeyeceğim. Ama hep merak edecek, aklımın bir köşesinde mutlu musun diye soracağım…

 

  • Semra Şenol