Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Aşk tanrısı
– Cinsel eğilimler ve dürtüler
– Yunan mitolojisindeki tanrılardan biri
– Afrodit’in oğlu
Cümle içinde kullanımı: “Kalplerimizi Eros’un okuna emanet etmeye niyetimiz yok.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Aşk tanrısı
– Cinsel eğilimler ve dürtüler
– Yunan mitolojisindeki tanrılardan biri
– Afrodit’in oğlu
Cümle içinde kullanımı: “Kalplerimizi Eros’un okuna emanet etmeye niyetimiz yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tepe
– Zirve
– Uç
– Burun ucu
– Doruk
Cümle içinde kullanımı: “Dağcıların hepsi ernebe ulaşmadan bu yolculuk bitmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tavşan
– Batlamyos tarafından tespit edilen yıldız kümesi
– Tavşangiller familyasını oluşturan canlı
Cümle içinde kullanımı: “Avcıların ganimeti erneb yahnisiymiş onu yiyecekler akşama.”
Kelime Kökeni: Farsça-özel ad
– Ermenilerin yaşadığı ülke
– Armenia
Cümle içinde kullanımı: “Kitabın bazı sayfalarında Ermenistân’da yaşadığı anılardan bahsetmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça-özel ad
– Ermeni halkı
– Bu soya ait olan
– Bu soyla ilgili
– Ortaoyunlarında rastlanan bir tip
Cümle içinde kullanımı: “Anadolu’da yaşayan Ermeniler Türkçe ve Kürtçe’yi iyi bilirler. “
Kelime Kökeni: Farsça-özel ad
– Ermeni
– Bu soyla ilgili olan
– Ermenistan halkından olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ermen olduğunu biliyorum sadece hakkında başka bir araştırma yapamadım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Fakir
– Boşanmış eş
– Zavallı
– Fukara
– Ayakları siyah olan koyun
Cümle içinde kullanımı: “Dünya sofrasında ermel kalan bir kadını kötülemek ayıptır.”
– Yetişmek
– Vasıl olmak
– Kemal bulmak
– Olmak
– Velayet mertebesine vasıl olmak
– Erişmek
– Kavuşmak
– Ürünlerin bitkilerin olgunlaşması
Cümle içinde kullanımı: “Kirazların erme zamanı geldiğinde reçel de yapalım olur mu?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kül rengi
– Gri
– Boz rengi
– Külün akla kara arasındaki rengi
– Gözü ağrıyan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Saçları ermed gözleri masmavi olunca insan bakmaya doyamıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Pişmanlık duyma
– Arzu
– Tutku
– İstek
– Yerinme
– Talep
– Teessüf
Cümle içinde kullanımı: “Söylediklerinden ve yaptıklarından erman olmamak için iyi ölçüp tartmalısın.”