Kelime Kökeni: Sıfat
– Abdal, şaşkın, sersem, aptal, ne yapacağını bilemeyen, ahmak
Cümle içinde kullanımı: ” Öyle tuhaf öyle afal bir ifadesi vardı ki sanırım daha önce hiç sevilmemiş gibiydi. ”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Abdal, şaşkın, sersem, aptal, ne yapacağını bilemeyen, ahmak
Cümle içinde kullanımı: ” Öyle tuhaf öyle afal bir ifadesi vardı ki sanırım daha önce hiç sevilmemiş gibiydi. ”
Kelime Kökeni: Arapça-ufk çoğul biçimi
– Ufuklar, her bir taraf, sınır
– Enfüs karşıtı
– Dünyanın bir köşesi, göğün yerle birleştiği gibi görünen yerler
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerini iyice açta bak âfâka, dünyanın bittiği yeri görebilirsin ancak yaşamı göremezsin. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Namuslu kadınlar, iffetli kadınlar, ırz ve şeref sahibi kadınlar
Cümle içinde kullanımı: “Afâ’if Türk toplumunun en güçlü temelleridir, bizlerse onların evlatları. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Namuslu olma, iffetlilik, günah işlemekten kaçınan, temiz olan, afiflik
Cümle içinde kullanımı: “İyi bir insan olduğuna kefil olduğum kadar afafet bir kadın olduğuna da kefilim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İffetli, namuslu, günahsız, temiz, sili, afif
– Devedikeni ağacının meyvesi
Cümle içindeki kullanımı: “Afaf bir kadın namahrem ellere uzanmaz, gözüyle yoklar adamın şerefini. “
Kelime Kökeni: Arapça-afv
– Bağışlama, birinin suçunu görmeme, kabahate bakmama
– Hoş görme, mecbur etmeme
– Azletme, istifasını kabul etme, işten uzaklaştırılma
– İffet, namus, edep, haya
Cümle içinde kullanılanı: “Af dileyeni affetmek gece rahat uyumanı sağlar, nefret dolu bir yürek uyuyamaz.”
Babası ve iki üvey annesi tarafından Nijerya’da hayvanların arasında zincirlenerek iki yıl boyunca yaşamak zorunda kalan çocuk artıklar ve dışkısını yiyerek hayatta kalmayı başardı. Jibril Aliyu adındaki küçük çocuk ailesinin yaşadığı kulübenin dışında hayvanların da bulunduğu yerde bir direğe bağlanmış halde bulundu.
Jibril Aliyu keçiler ve tavuklarda birlikte açlığa terk edildiği yerden kurtarıldığında oldukça zayıf bacakları yüzünde ayakta durmak da zorlanıyor yürüyemiyordu. İnsan aktivistleri tarafından kurtulan Jibril Aliyu, hemen hastaneye kaldırıldı. Yerdeki yiyecek artıkları ve kendi dışkısını yiyerek hayatta kalmayı başaran Jibril’i bu şekilde yaşamaya zorlayan babası ve iki üvey annesi gözaltına alındı.
BBC’nin yaptığı habere göre insan aktivistleri tarafından pazar günü kurtulan Jibril bulunduğunda o kadar zayıftı ki ki ayağının üstünde durmakta çok fazla zorlanıyordu.

“Jibril için adalet” sloganıyla sosyal medyada kampanya başlatan aktivist Manir Jega, iki yıldır tıpkı bir hayvan gibi yaşamak zorunda bırakılan Jibril için “Nijerya’nın en kötü çocuk istismarı” ifadelerini kullandı.
Twitter’dan paylaşım yapan Manir Jega, Jibril hakkında şu sözlere yer verdi;
“Zamanımızın en kötü çocuk istismarı… Bu, Badariya Bölgesi’nden Jibril Aliyu’nun hikayesi. O, 2 üvey annesi tarafından iki yıldır dışarıda hayvanlarla birlikte bağlı olarak tutuluyor”
Jibril’in kurtarılma görüntülerini paylaşan Manir Jega Vakfının kurucusu Jega, küçük çocuğun gözleri yaşartan hayat hikayesine de değindi.
“Annesi iki yıl önce öldü. Barınak, yiyecek ve sağlık hizmetleri hakkında konuşması engellendi. İnsan hakları aktivistleri tarafından kurtarılıncaya dek, atık yiyecekler ve hatta dışkısını yemek zorunda bırakıldı. Maruz kaldığı kötü muamele sonucu Jabir tüm hislerini kaybetti ve tıpkı bir havyan gibi davranıyor. En şaşırtıcı olansa, babası bu insanlık dışı vahşet yaşanırken üvey annelerle beraber aynı evde yaşıyor olması.
İki üvey anne ve baba şu an göz altında tutuluyor. Jibril ise Federal Tıp Merkezi’nde rehabilitasyon altında. Jibril’e olanlar, en yüksek seviyede barbarlık ve zulümdür. Bu nedenle Kebbi Eyalet Hükütmeti’ni göreve çağırıyorum. Ayrıca Kebbi Eyaleti’ndeki iyi insanları, Jibril için ayağa kalkmaya çağırıyorum. Dualarım, suçluların yaşattığı vahşetin bedelini ödemesi yönünde” dedi.
Kurtarma ekibinin sözcüsü ise gelişmeler hakkında bilgilerde bulundu.
“Ekibimiz, iki yıl boyunca dışarda zincirli bir şekilde tutma suçuyla babayı ve üç eşini yakaladı. Küçük çocuk Sir Yahaya Memorial Hastanesi’nde. Ahırda zincirli olarak tutulan çocukla ilgili detayların ortaya çıkarılması için soruşturma devam ediyor” dedi.
Şu an hastanede bulunan ve yeni giysilere sahip olan Jibril’in mutluluğu ise gözlerinden okunuyor.
Kelime Kökeni: Farsça
– Gökkuşağı, eleğimsağma, ebemkuşağı, alkım
Cümle içinde kullanımı: ” Yağmurun ardından dünyayı renklere boğan adyende gibisin sevgilim, ışıklar saçıyorsun yüreğime. “
Kelime Kökeni: Ad
– Adının kötüye çıkmış olması, bednamlık, ad kötülüğü
Cümle içinde kullanımı: ” Sülalemiz de ad yavuzluğu olan kimse yoktur şükür, namımız hep iyi anılır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Can düşmanı, aşırı düşmanlık güden öldürmeyi bile düşünen kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Kan davası süren bu iki aile yarım asırdır birbirinin adüvv-i cânıdır. “