Deyim
– İslam inancına göre haram işleyen, yiyen kişiye sopayla cezalandırmak
Cümle içinde kullanımı: ” Şeyhüliislam harama el uzatanların ağaç urmakla cezalandırılması fetvasını vermiştir. “
Deyim
– İslam inancına göre haram işleyen, yiyen kişiye sopayla cezalandırmak
Cümle içinde kullanımı: ” Şeyhüliislam harama el uzatanların ağaç urmakla cezalandırılması fetvasını vermiştir. “
Kelime Kökeni: Ad-botanik
– Uzun yaşayabilen yüksek gövdeli, sapları iri ve dalları geniş bitki
– Bu bitkiden yapılmış eşya
– Kereste, odun
– Direk
– Meyve veren geniş gövdeli dalları olan büyük bitki
Cümle içinde kullanımı: ” Kış uykusuna yatan ağaçların karanlıkta ne kadar ürkütücü ve yabani göründüklerini hiç fark ettin mi?”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeniçeri ocağında İstanbul ağasının makamına verilen ad
– İstanbul ağasının odası
Cümle içinde kullanımı: ” İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak kullanılan bina öncesinde Bekir ağa bölüğü olarak hizmet verirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yaşça büyük erkek kardeş, aka
– Saygı göstermek için yaşça büyük erkeklere hitap sözü
– Varlıklı, güçlü ve zengin kişi
Cümle içinde kullanımı: ” Gözünü seveyim ağabey aileme sakın bir şey söyleme, hasta olduğumu bilmesinler. “
Kelime Kökeni: Ad
– Büyük kardeş, ağabey, erkek kardeş, aka
– Resmi kuruluşların başında görevli kimse; Yeniçeri ağası
– Yaşanılan bölgede varlıklı ve sözü geçen kimse
– Koca, eş
– Amir, reis
Cümle içinde kullanımı: ” Ağalarım sağ olsun küçük kardeşlerin okuyup adam olması için çok çalışıp harap ettiler kendilerini.”
– İp, sicim, tel ve benzeri malzeme
– File, ağ
– İç donun veya pantolonun bacak arasına gelen kısmı, apış arası
– Açıklık yer, alan, meydan
– Beyaz, ak, kara karşıtı
– Tuzak, komplo, düzen, bubi tuzağı
– Örümcek ve benzeri hayvanların kendi salgılarıyla ördükleri örgü
Cümle içinde kullanımı: “Ağ ağ olmuş duvarların köşesinde kırık dökük bir fotoğraf çerçevesi bana bakıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-gışa çoğul biçimi
– Perdeler, zarlar, örtüler, bürgüler
Cümle içinde kullanımı: ” Balkandan gelen agnişe yarın toptancılara verilecek ustana söylersin.”
Kelime Kökeni: Arapça-gına çoğul biçimi
– Şarkılar, ezgiler, melodiler
Cümle içinde kullanımı: ” Kına gecesinde söylenen agniyeler içimizi burkarken bir taraftan eğlendiriyor.”
Deyim
– Haberli, bilgili, bilgi edinmiş olmak
– Uyanık, gözü açık
– Bilgin, alim, ilim sahibi
Cümle içinde kullanımı: ” Her ilme agah olmak mümkün değildir elbet ancak yaptığın işin ustası olmak mümkündür. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Afyon çeken, afyon içen kimse
– Afyon tiryakisi olan
Cümle içinde kullanımı: ” Merdo’nun bileği kuvvetli bir afyon-keş olduğu bilinir köyde, hasımlarını korkudan titretir.”