Kelime Kökeni: Ad
– Ağarmak durumu, rengini atmak, yitirme, beyazlama
– Şafak, fecir, tan
Cümle içinde kullanımı: “Gecenin karanlığı ancak tan ağarmaya başladığında biter. “
Kelime Kökeni: Ad
– Ağarmak durumu, rengini atmak, yitirme, beyazlama
– Şafak, fecir, tan
Cümle içinde kullanımı: “Gecenin karanlığı ancak tan ağarmaya başladığında biter. “
Kelime Kökeni: Arapça-agarr
– Kendini pek beğenmiş, ukala
– Alnında beyaz beneği ola at
– Soylu, asil, ağır başlı
Cümle içinde kullanımı: ” Kendini bilen insan ağardır, öyle ortalarda böbürlenerek dolanmaz. “
Kelime Kökeni: Ad
– Vezirlik makamına yükselen yeniçeri ağası
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı sarayında yeniçeri ağalarının ulaşacağı en yüksek mertebe Ağa Paşa’lıktır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ağa olma durumu
– Kibarca ve babacanca davranma
– Büyüklük, olgunluk, yetkinlik
Cümle içinde kullanımı: ” Sen büyüksün oğlum, babandan sonra kardeşlerine ağalık edecek yok göstereceksin.”
– Büyüklenmek,büyüklük taslamak, çalım satmak
– Üstünlük tavrı takınmak
Cümle içinde kullanımı: ” Ağalanmak ancak kendisini dünyanın merkezine koymuş insancıklar için geçerlidir. “
Kelime Kökeni: Ad
– Ağalanmak eylemi
– Ağalanmak durumu
– Köy ağası gibi hareket etme, Ağa gibi davranma
Cümle içinde kullanımı: ” Ne o şimdide annene mi ağalanacak ahkam keseceksin oğul?”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeniçeri ağalarının görev yeri olan resmi daire
Cümle içinde kullanımı: “Süleymaniye’de ki Ağa Kapısı restore edilerek restoran olarak hizmete geçmiştir. “
Kelime Kökeni: Ad
– Koru, ağaçların çok olduğu yer, küçük orman
– Ağaç öbeği
Cümle içinde kullanımı: ” Ağaçlık alanları geçip korudan dışarı çıktığımızda bizi güneşin en güzel ışığı yakaladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tabut, sal, sandık
Cümle içinde kullanımı: ” Dünyaya kazık çakacak değiliz ya elbet bizde bineceğiz ağaç ata.”
Helenistik felsefesinin en önemli ve öne çıkan akımlarından biri olan Stoacılık, Stoa Okulunun kurulmasıyla ortaya çıkmıştır. Stoa okulu Kıbrıslı Zenon tarafından Atina’da Megara okulunun bir kolu olarak resim galerisinde kurmuştur. Antik Yunan döneminin ekollerinden biri sayılan Stoacılık – Stoizm panteist ve materyalist bir anlayış üzerine kurulmuş, insanın temel amacının mutluluk olduğunu benimsemiştir.
Hayatın anlamını sorgulayan ve insanın mutluluğa nasıl erişebileceği üzerine cevap arayan Stoacılar, Stoikler olarak anılmaktadır. Mutluluğa erişmenin ulaşmanın yolunun doğayla uyumlu olmak sonucuna vararak dünya vatandaşı düşüncesin felsefi olarak savunmuşlardır.
Seneca, Marcus Aurelius, Epiktetos başlıca en ünlü Stoiklerdir. Stoacılara göre mutluluk dış koşullara bağlı olmamalıdır. Sosyal bir varlık olan insan hayatta ona verileni kabul etmeli, acı ve korkuların onu yönlendirmesine izin vermemelidir.
Stoa felsefesine göre evren kutsal bir otorite tarafından yönetilir, külli irade insanlara kutsal ototerite yaratan tarafından verilmiştir. Hayvanların aksine düşünen bir canlı olan insanlar doğruyu yanlışı ayırt etmekle mükelleftir. Her insana aynı akıl verilmiştir bu yüzden yeryüzündeki tüm insanlar eşittir.