Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Öç alma, intikam alma
Cümle içinde kullanımı: ” Dilerim bir gün yüreğini saran ahz-ı sar niyetinden vazgeçer yüce gönüllülük gösterebilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Öç alma, intikam alma
Cümle içinde kullanımı: ” Dilerim bir gün yüreğini saran ahz-ı sar niyetinden vazgeçer yüce gönüllülük gösterebilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tasavvuf: Tarikata yeni girenlerin mürşitten veya veliden manevî olarak yararlanması, beslenmesi
Cümle içinde kullanımı: ” Ahz-ı feyz tekabülünde bizler ilim ve irfan sahibi olmak için ışık arayanlardanız. “
Kelime Kökeni: Arapça- ahzi
– Ele geçirme, alma
– Kabul etme, alan, alıcı
Cümle içinde kullanımı: ” Ruhani yönden sizden ahiz ettiğim maneviyat sayesinde içimdeki huzura erişebildim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Anadolu dervişleri
– Anadolu’da mevcut bulunan dört bâtınî güçten biri olup Kalenderiyye tarkatine mensup dinî-askerî zümre
– Ahilik teşkilatının bir diğer ismi, Bahcıyan-ı Rum
Cümle içinde kullanımı: ” Ahiyan-ı Rum bir zamanlar Rum diyarı olarak anılan Anadolu’da yer alan gönüllü kadın ve erkeklerden oluşuyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça- ahi’nin Farsça çoğul biçimi
– Debbağlar, sepiciler
Cümle içinde kullanımı: “Deriyle köseleyle uğraşan ahiyân eminim koyun görmekten hoşlanır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Antlaşma, ant, and, ahid, kasem,
– Söz verme, mukavele
– Zaman, devir, dönem
Cümle içinde kullanımı: ” Bundan kırk yıl önce verilmiş bir ahit uğruna kendi hayatımı feda etmeyeceğim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Evlatlık, oğulluk, üvey oğul
Cümle içinde kullanımı: “ Babasını vahim bir kazada kaybettiğimiz günden beri Hüseyin’i ahiret oğlum olarak büyütüyorum. “
Kelime Kökeni: Ad
– Ahirete özgü veya ona bağlı, ahirete ilişkin
– Kendini dine ve ibadete adamış kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Üst komşumuz namazında niyazında ahiretlik bir adamdır bize de çok yardımı dokunmuştur.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ahiret, ahret, öteki dünya, öbür dünya, kavuşma günü
Cümle içinde kullanımı: ” Ahiret günü geldiğinde hesaplaşırız öyleyse bu dünyada kalan ahım orada geçer.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ahret, öteki dünya, öbür dünya
– Öldükten sonra tekrar dirilerek sonsuz bir yaşamın olduğu ebedi alem
– Ruhların yaşayacağı yer
Cümle içinde kullanımı:” Ahiret inancı olmayana iyiliğin mutlaka mükafatlandırılacağına, kötülüğün ise cezalandırılacağına inandıramazsın. “