Kelime Kökeni: Arapça- akabât çoğul biçimi
– Tehlikeli geçit, dik yokuş, sarp geçit
– Allah’a ulaşma yolunda çekilen sıkıntı, çile
– Muhatara, badire, muhtıra, korkulu durum
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Arapça- akabât çoğul biçimi
– Tehlikeli geçit, dik yokuş, sarp geçit
– Allah’a ulaşma yolunda çekilen sıkıntı, çile
– Muhatara, badire, muhtıra, korkulu durum
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Arapça
– Akaplar, halefler, bir şeyin son ası, sonrası
Cümle içinde kullanımı: ” Mensubu olduğumuz dergahın a’kâbı bizler olduğumuza göre elimizdeki ışığı geleceğe taşımalıyız. “
Kelime Kökeni: Arapça-a’kâb çoğul biçimi
– Art, arka, geri kalan kısım, bir şeyin sırt bölümü
– Ökçe, topuk, ayağın yuvarlak alt bölümü
– Bir zamanın devamı, bir vaktin ilerisi
Cümle içinde kullanımı: ” Papuçlarımın akabı öyle çok eskimiş ki parçalara ayrılmaya başladı bu kışı geçirmeyecek anlaşılan. “
Kelime Kökeni: Ad
– Ağa, ağabey, büyük kardeş
– Saygı değer kişi, varlıklı güçlü kimse
Cümle içinde kullanımı: “Köyden büyük akam gelecek ona yatacağı döşeği serip bir tas çorbaya kaynat hanım. “
Kelime Kökeni: Ad
– Beyaz
– Kara ve siyah karşıtı
– Beyaz leke
– Temiz, namuslu, iffetli, alnı açık
– Beyaz ten, lekesiz
– Dürüst, doğru
Cümle içinde kullanımı: “Ak düşmüş saçlarını tülbenti ile kapatır, dilinden Allah kelamını düşürmezdi. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Aileyle alakalı, aile ile ilgili
Cümle içinde kullanımı: ” Ailevi problemlerimizi ulu orta konuşacak yabancıların önünde tartışacak değiliz. “
Kelime Kökeni: Arapça-â’ile+Farsça-perver
– Ailesine düşkün kimse, evcimen, evine bağlı kişi
Cümle içinde kullanımı: ” Benimle tanıştıracakları damat namzetinin aile-perver biri olduğunu söylemişlerdi. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Ailenin tüm fertleriyle birlikte, ailecek
Cümle içinde kullanımı: ” Ailece gidilecek olan pikniğe en yakın dostlarımı da davet etmek istedim. “
Kelime Kökeni: Arapça- â’İLât çoğul biçimi
– Ev, ev halkı
– Bir kimsenin eşi
– Yakın akraba, soy sop
– Soylu ve köklü aile, hanedan
– Birlikte oturan aynı evi paylaşan hısımlar
Cümle içinde kullanımı: ” İstanbul’un taşı toprağı altın dediklerinde tüm â’ile ve çoluk çocuğu toplayıp buraya göç ettik.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ait olma durumu, ilgili olma, ilgi, özgü, ilişkinlik, aitlik
Cümle içinde kullanımı: ” Çoğu kez kendimi bu ailenin bir ferdi gibi hissetmiyorum, sanki başka bir zümreye aidiyet yoksunluğu çekiyormuşum gibi geliyor. “