Kelime Kökeni: Arapça
– Azınlık
– Ekaliyyet
– Çoğunluk karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı imparatorluğu geçmişinde sayısız akaliyyete ev sahipliği yapmış bir devlet olarak itibarını her zaman korumuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Azınlık
– Ekaliyyet
– Çoğunluk karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı imparatorluğu geçmişinde sayısız akaliyyete ev sahipliği yapmış bir devlet olarak itibarını her zaman korumuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça-ıklîm
– İklimler, ekalim
– Ülkeler, diyarlar
Cümle içinde kullanımı: ” Ab-ı hayat akalim üzerine kurulmuş cennetin en güzel tasviridir. “
Kelime Kökeni: Ad
– Saltanat sancağı
– Osmanlıda saltanat bayrağı, saltanat livası
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı devletinde ak alem padişahın en büyük şehzadesine sunulurdu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok akıllı, çok zeki
– Pek az, çok az, azıcık
– Kırmızı ve ak
Cümle içinde kullanımı: ” Hüsam’ın küçük yumurcak a’kal, ele avuca sığmayan bir oğlandı ne zaman büyüdü bu kadar. “
Kelime Kökeni: Ad
– Gümüş para, gümüşten yapılmış bozuk para
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı dönemine ait ak akçeler kazı esnasında bulunarak sergilenmek üzere devlet tarafından el konuldu. “
Kelime Kökeni: Arapça-akîm çoğul biçimi
– Verimsizlikler, sonuçsuzluklar
Cümle içinde kullanımı: ” Bahtsız insanı akaim, içine çöken sıkıntılar çökertir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dinî inançlar
– Dinin esasları ve temelleri
– İmanın esasları, dini akideler, dini itikatlar
Cümle içinde kullanımı: “Akâid-i diniyenin bize ön gördüğü şekilde İslamı hakkını vererek yaşamak lazımdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-akîde çoğul biçimi
– İnançlar, Akideler
– İtikad edilen hakikatlar
– Ameli değil İmanı esas alan İslami kaidelerin tümü
Cümle içinde kullanımı: “Dinimizde akâid’e inanç düsturusu denilir; Allah’ın varlığına ve dirliğine, meleklerine, peygamberlerine, kutsal kitaplara ve ahiret gününe inancı kapsar. “
Kelime Kökeni: Çoğul ad
– Osmanlı sarayında görev alan Boşnak veya Anadolu kökenli ağalar, harem ağaları
– Osmanlı İmparatorluğu sarayında yer alan Akağalar, II.Murad zamanından halifeliğin kaldırılmasına kadar görev alan hizmetlilerdir.
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı sarayında görev alan akağalar ve karaağalar iki sınıf olarak hizmet vermekteydi. “
Kelime Kökeni: Arapça-akab+Türkçe-inde
– Hemen ardından, arkasından, peşi sıra
– Çabucak, derakap, hemen sonra
Cümle içinde kullanımı: “Sorulan soruların akabinde odaya doluşan insan kalabalığı tüm gözlerini bana dikti. “