Kelime Kökeni: Ad
– Oba, göçebe çadırı
– Kulübe, alacık
Cümle içinde kullanımı:” Bahar geldi mi şu gördüğün karlı dağ eteklerinde mantar gibi alaçuklar türer.”
Kelime Kökeni: Ad
– Oba, göçebe çadırı
– Kulübe, alacık
Cümle içinde kullanımı:” Bahar geldi mi şu gördüğün karlı dağ eteklerinde mantar gibi alaçuklar türer.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ela, ela göz, kül rengine çalan mavi
– Alaca, karışık renk,
– Sıkıntı, dert
âlâ: Güzellikler, iyilikler
alâ: Şan, şeref, namus, yüce, mertebe, yükseklik üst, üzere, fevk
a’lâ: En yüksek, en üst, en iyi, pek iyi, saygın, itibarlı kimse
Cümle içinde kullanımı: “Yeri göğü titreten alâ hükümdarımız yarın itibariyle er meydanında düşmanlarımızın soluğunu hançeriyle kesecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Pek yüksek
– Yücelerin yücesi
– Kıymetli eser
Cümle içinde kullanımı: ” Âlü’l-al sayılan tek uhrevi kitabımız Kur’an-ı Kerim’dir, ispatına ne hacet!”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Osmanlı hanedanı, Osmanlı sultanları, Osmanlı İmparatorluğunu yöneten hanedanlık
Cümle içinde kullanımı: ” Âl-i Osmân; Osmanlı devletini 622 yıl boyunca yönetmiş köklü bir hanedanlıktır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Peygamber soyu, ehl-i beyt, âl-i beyt
Cümle içinde kullanımı: ” Âl-i nebî soyundan bildiğim kadarıyla kimse kalmadı, doğru mudur?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ehl-i beyt
– Peygamber soyu
– Hz. Muhammed’in soyu
Cümle içinde kullanımı:” Âl-i beyt soyundan geldiğini iddia edip ortalarda dolanan bir kalpazan derhal yakalanmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Abbasî hükümdar ailesi (749-1258)
Cümle içinde kullanımı: ” Emevi devletinin yıkılmasıyla ortaya çıkan Abbasî devleti ve âl-i abbâs varlığını 1258 yılına kadar sürmüştür. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Peygamber ailesi: Hz. Muhammed, kızı Fatma, damadı Hz. Ali, torunları Hasan ve Hüseyin
– Hamse-i al-i aba
Cümle içinde kullanımı: “Son peygamber efendimizin âl-i abâsı soyuna mensup olan Hz. Ali, Allah’ın aslanıdır.”
Deyim
– Aldatmak, hile yapmak, oyun çevirmek, sahtekarlık yapmak
Cümle içinde kullanımı:” Öyle görünüyor ki bu işte bir oyun var, al etmişler. “
Kelime Kökeni: Belirteç
– Rastlantıyla, rastlantı sonucuyla
– Tesadüf üzeri
– Kader doğrultusuyla
Cümle içinde kullanımı: ” Hasbelkader bir gün yollarımız birleşirse seni hala sevdiğimi, seveceğimi unutma.”
–