Kelime Kökeni: Farsça
– Gürültü, velvele, debdebe, görkem
– Savaşın kızı
– Kişisel savaş
Cümle içinde kullanımı: “Bu öyle bir saraymış ki alâlâ kubbeleri, aşılmaz surları, girilmez zindanlarının yanında bin türlü çiçekli bahçeleri de varmış.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gürültü, velvele, debdebe, görkem
– Savaşın kızı
– Kişisel savaş
Cümle içinde kullanımı: “Bu öyle bir saraymış ki alâlâ kubbeleri, aşılmaz surları, girilmez zindanlarının yanında bin türlü çiçekli bahçeleri de varmış.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Tavus kuşu, alakuş, pavo
– Ürkek kız
– Başa örtülen örtü
– Yaygaracı, palavra atan kişi
Cümle içinde kullanımı: “Rengarenk kıyafetlerin içinde sanırken bir ala kuş, kanatlarını açarak güzelliğini sergiliyor. “
Kelime Kökeni: Arapça-alâka+Farsça-dâr
– İlgili, ilgili olan, ilgisi bulunan, müteallik
Cümle içinde kullanımı: ” Ben gelesiye kadar çocuğumla alâkâdar olduğunuz için müteşekkirim Öğretmen hanım.”
Kelime Kökeni: Arapça-alâkât çoğul biçimi
– İlgi, irtibat, münasebet, taalluk, ilişki
– Gönül bağı, aşk, sevgi
– Kan pıhtısı
– Marula, aşılanmış yumurtanın rahminde asılı durması
– Sülük, hirudo
– Rabıta, ilişik, merbutiyet, bağlılık, mensubiyyet,
Cümle içinde kullanımı: “Alâkası olmayan yakıştırmalarla insanların aklını bulandırmayınız efendim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Karmakarışık, allak bullak, altüst, dağınık
– Silinik, hayal meyal, belli belirsizi açık seçik olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Kafam alak bulak oldu artık ne dediğinizi anlıyorum ne de yaptıklarınızdan bir çıkarım bulabiliyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Koyu kırmızı kan
– Kan pıhtısı
Cümle içinde kullanımı: ” Ölüm nedeni bilinmiyor lakin son anlarında ağzından ve burnundan alak gelmişti. “
Kelime Kökeni: Arapça-alamet çoğul biçimi
– Belgeler, izler, nişanlar, deliller, dokümanlar
Cümle içinde kullanımı: ” Mühürlü alaim ve fermanlar ancak mühim kişiler tarafınca açılabilir yetki bizde yok. “
Kelime Kökeni: Arapça-alaka çoğul biçimi
– İlişkiler, alakalar, münasebetler, manialar, ilintiler
Cümle içinde kullanımı: “Doğulu ve Batılı ülkeler arasındaki alâ’ik mevzuları dallandırıp budaklandırmamak evladır. “
Kelime Kökeni: Ad
– Batılı saat sistemi, günü gece yarısı 01 başlatan ve 24 saat süren zaman dilimi.
Cümle içinde kullanımı: ” Alafranga saatine göre öğlenden önce kalkmaz bizim hanımefendi. “
Kelime Kökeni: Arapça-elf çoğul biçimi
– Binler, çok sayıda
Cümle içinde kullanımı: “Diyorlar ki gecenin karanlığında âlâfa karışmış, aklı gidivermiş yerine çocuk zekalı bir kadın gelmiş.”