Kelime Kökeni: Arapça
– Lakin, fakat, ne var ki
– Gel gelelim, gelince, kaldı ki
– Ama
– Ancak
Cümle içinde kullanımı: ” Amma konuştun bu oğlum alacak mısın almayacak mısın onu söyle yeter!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lakin, fakat, ne var ki
– Gel gelelim, gelince, kaldı ki
– Ama
– Ancak
Cümle içinde kullanımı: ” Amma konuştun bu oğlum alacak mısın almayacak mısın onu söyle yeter!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yaşlılık, yaşlı olma durumu
– Senilite
– Kır saçlı
Cümle içinde kullanımı: ” Âmîze-mûyî zordur evladım, yamulan bir ağaç dalı gibi belini büküverir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Saçı ve sakalına kır düşmüş kişi
– Yaşlanmış kimse
– Sakalları beyazlamış kimse
Cümle içinde kullanımı: “Yıllar ne çabuk geçti daha dün okula giderken şimdilerde âmîze-mû bir adamım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Karışmış, karışık, intizamsız, dağınık
Cümle içinde kullanımı: “Âmîze olmuş yün iplikleri kim rengine göre ayırıp dolayacak?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Eklendiği söze veren, karıştıran, yücelten anlamları katarak birleşik siz varlıkları oluşturan ek.
– dil-âmîz; gönlü karıştıran
– ibret-âmîz; ibret verici
Cümle içinde kullanımı: “Farsça bir mastar olan âmîz, nükte-âmîz kelimesinde nükteli anlamına gelir. ”
Kelime Kökeni: Arapça
Sorumlu olarak, amir olarak
Cümle içinde kullanımı: “Âmiren tüm sorumluluk sana aitti ama sen karışıklığı düzeltemediğin gibi infial yarattın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tanzimat sonrasında bazı kurumların devlete ait olduğunu ifade eden söz
Cümle içinde kullanımı: “Matba’a-i âmire günümüzde devlet matbaası olarak geçer.”
Kelime Kökeni: Arapça-âmir+Farsça-âne
– Buyurarak, emrederek, amircesine
Cümle içine kullanımı: ” Çocuğunu karşına alıp âmirâne bir ses tonuyla azarlamaya başladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-emr
– Buyuran, emreden
– Hükmeden, hükümdar
– Şenlendiren, imar eden
– İmar olunmuş yer
Cümle içinde kullanımı: “İş yerinde astlar amirlerinin verdiği görevleri yerine getirmekle mükelleftir. “
Kelime Kökeni: Arapça-âmîn+Farsça-hân
– Dua okuyucu
– Amin diyen kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Her cenaze de mutlaka Âmîn-hân bulunmalı, her dua vefat etmiş kimsenin ruhuna hediye edilmelidir. “