Kelime Kökeni: Arapça
– Direk, sütuni kolon
– Dikey, ufkî karşıtı, dik
Cümle içinde kullanılan: ” Kerestelerden yapılmış amûdlar bahçenin kenarlarını çevreliyor, telle çevireceklermiş etrafını.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Direk, sütuni kolon
– Dikey, ufkî karşıtı, dik
Cümle içinde kullanılan: ” Kerestelerden yapılmış amûdlar bahçenin kenarlarını çevreliyor, telle çevireceklermiş etrafını.”
Kelime Kökeni: Arapça-amm
– Amca, emmi
– Babanın erkek kardeşi
Cümle içinde kullanımı: ” Ammi diye diye arkamdan ağlayan çocuğu nasıl avutacak, yarasında merhem sürecekrim?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Herkesin önünde, açıkça, alenen
– Umumi olan, herkese ait olarak, gizlemeden, açıktan
Cümle içinde kullanımı: ” Âmmeten yüzümüze baka baka dalga geçiyor ve bizi ayakta üstü kandırmaya çalışıyordu!”
Kelime Kökeni: Ad
– Kamu yönetimi
– Devletin yönetim faaliyetlerini, kamu politikalarını belirleme ve uygulamada örgütsel yapı
Cümle içinde kullanımı: ” Âmme İdaresi mezunu olan bir yeğenim var geleceği parlak bir çocukç”
Kelime Kökeni: Ad
– Kamu hukuku
– Kamu türesi
– Devlet ve kişi arasındaki hakları ve ilişkileri düzenleyen hukuk kolu
Cümle içinde kullanımı: ” Sonuç olarak âmme hukuku diye bir şey var, kimse başı boş yönetilmez nizam var.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kur’ân-ı Kerim’in 78. sureden son suresine kadar olan bölüm
– En son cüz
– Amme suresiyle başlayan son cüz
Cümle içinde kullanımı: ” Şükür ki Amme Cüz’üne gelebildim, içim nasıl bir rahatlıkla dolu anlatamam.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Devlet veya hükümet idaresi altında bulunan halk, ra’iyyet
– Hükümdar idaresinde bulunanlar
Cümle içinde kullanımı: “Saltanatlık âmme-i nâs yönetimlerden birisidir, halk tamamıyla padişahın yönetimi altındadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Halk, kamu
– Herkes, bütün
– Belli bir bölgede yaşayan insanların bütünü
Cümle içinde kullanımı: ” Âmme hizmeti yapmıyoruz burada bayım, hizmetimizin karşılığı ne ise ödeyeceksiniz!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ancak bununla birlikte, ne var ki, buna ek olarak
– Sonuç itibariyle
Cümle içinde kullanımı: ” Tiyatrocular eseri sahneye olduğu gibi aktarırlar ammâ velâkin doğaçlamayla kendi imzalarını da eklemeyi ihmal etmezler. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Gelelim maksadımıza anlamında olan ve yazma eserlerde esas maksadı içeren bölümün başlığı
– Fasl-ı hitab
Cümle içinde kullanımı: ” Şaire ait olan divanda Fasl-ı hitab bölümüne ammâ ba’dü ile başlanır, asıl içeriği barındırır.”