– Yolunu kesmek
– Gidişine engel olmak
– Tahrif ve tebdil etmek
– Gitmesine mani olmak
Cümle içinde kullanımı: ” Kadının önüne geçerek arkurtmak isterken gözlerindeki yaşlara sahip olamadı.”
– Yolunu kesmek
– Gidişine engel olmak
– Tahrif ve tebdil etmek
– Gitmesine mani olmak
Cümle içinde kullanımı: ” Kadının önüne geçerek arkurtmak isterken gözlerindeki yaşlara sahip olamadı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Eğri böğrü, çarpık çurpuk
– Ters, eğri
– Zikzaklı
Cümle içinde kullanımı: ” Arkurı parmaklarıyla ellerini göğe açmış Tanrıdan biraz şefkat dileniyordu haline.”
Kelime Kökeni: Ad
– Geride kalan, arkın, sakin, ağır
– Evcil kısrak ile yaban aygırının çiftleşmesinden doğan at
Cümle içinde kullanımı: “Çiftliğimizde arkun atlar çoktur yalnız eğitilmeleri biraz zaman alır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yalan söz
– Ökçe
– Aşil tandonu
– Topuğun arka bölümü
Cümle içinde kullanımı: “Arkûb koptuğu için beyefendi uzun süre rahatça yürüyemeyecek. “
Kelime Kökeni: Ad
– Kervan, katar, hayvan dizisi
– Haber getiren kimse, elçi, ulak
– Kafile, konvoy
Cümle içinde kullanımı: ” Sığır ve koyun arkışı çoban önderliğinde yılın bu zamanlarında dağ eteklerinde dolaşır.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Aheste, ağır, yavaş, hafif
– Sakin
– Önümüzdeki yıl
– Slow
Cümle içinde kullanımı: “Makinen dişlileri arkın bir düzeyde dönmeye devam ederken, çıkardığı sesler kulak tırmalıyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Örtü, çul
– İp
– Kandan gelen, temiz, pak
– Üstün gelen, galip, yenen
Cümle içinde kullanımı: “Rakibine arkan geldiğin vakit ödül istemeye yüzün olabilir şimdi buna imkan yok.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sırtı dayanacak yer veya nesne
– Sakaların veya hamalların sırtlarını korumak için giydikleri meşin yelek
– Kısa hırka
Cümle içinde kullanımı: ” Kızım odamdaki arkalığı getiriver rüzgar sert esmeye başladı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Arkası olan , yardımcısı ve destekçisi olan