Deyim
– Arpa atarak fal bakmak
Cümle içinde kullanımı: ” Burada yaşayan çingeneler özellikle yaşlı kadınlar arpa salarak geçimini sağlar. “
Deyim
– Arpa atarak fal bakmak
Cümle içinde kullanımı: ” Burada yaşayan çingeneler özellikle yaşlı kadınlar arpa salarak geçimini sağlar. “
Kelime Kökeni: Zarf
– Az az, ince ince, ufak ufak
Cümle içinde kullanımı: ” Arpa arpa kat ettiğim bu yolu küçümsemiyor hatta biraz kendimle kıvanç duyuyordum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tahıl
– Buğdaygil familyasına ait bir bitki
– Bir uzunluk ölçüsü birimi
Cümle içinde kullanımı: ” Ambarda bir çuval arpa olacaktı onu hayvanlara veriver. “
Kelime Kökeni: Ad
– Yorgunluk
– Fizyolojik durgunluk
Cümle içinde kullanımı:
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yorgun, takatsiz, mecalsiz, dermansız
Cümle içinde kullanımı: ” Arnuğ, hüzün doluydu gönlüm bıktım dünyanın acı mevsiminden.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hasret, özlem, arzu, heves
– Eziyet, acı, sıkıntı, zahmet, keder, özleyiş, incinme, zulüm
– Maksat, amaç, gaye
Cümle içinde kullanımı: ” Yüreğindeki arman ve üzüntü onu içten içe yakarken, yaşam enerjisi tükenmiş gibi görünüyordu.
– Bıkkın, âciz, güçsüz, bezmiş, usanmış
– Gönlü kırık, neşesi yerinde olmamak
– Yorulmak, bitkin duruma düşmek
Cümle içinde kullanımı: ” Gözlerindeki ışıksız feri, yürüyüşündeki armak ve yalnızlığın büyük acısı şimdiden üstüne çökmüş gibi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bir devletin, bir hanedanın sembolü olarak kabul edilen resim.
– Geminin hareketine yön veren, direk, sergen veya yelken takımı, halat
– Ongun
– Alaca yılan
Cümle içinde kullanımı: “Okul armasının dikili olduğu beyaz gömlekleri yarın öğlen öğrencilere dağıtalacak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İnatçı, direngen, ayak direyici
– Kol, insanda omuz başından parmak ucuna kadar uzanan uzuv
– Silah, savunma ve saldırma amacıyla kullanılan araç
– Dal, ağacın gövdesinden uzanan parçalar
Cümle içinde kullanımı: ” Savaşlar arm ve mücadele bitmiş olsa idi dünyayı şu anda kan ve acı yönetirdi.”
– Utanmak
– Sıkılmak
– Mahcup olmak
– Çekinti duymak
– Korkmak
Cümle içinde kullanımı: ” Arlanıp sıkılmayan kadının ne bu evde yeri olabilir ne de sülalemizde işte o kadar!”