Kelime Kökeni: Arapça
– Çok iri, dev
– Yoğun, kesif
– Ölçü birimi
Cümle içinde kullanımı:” Seçilen artel kitaplık odanın boydan boya bir duvarını kaplayacak şekilde monte edilecek.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok iri, dev
– Yoğun, kesif
– Ölçü birimi
Cümle içinde kullanımı:” Seçilen artel kitaplık odanın boydan boya bir duvarını kaplayacak şekilde monte edilecek.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kol miktarı yapılan ve orta parmak ucundan omuza kadar olan ölçü, zirâ
– Bacak arası adım
Cümle içinde kullanımı: “Arşın arşın gezdiğim bu sokağın hangi taşında, hangi lambasında ne acılar saklıdır bilirim.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ülker yıldız kümesinin bir parçası
Cümle içinde kullanımı: ” Arşü’s-süreyyâ görmek isteyip hayatımın sonuna kadar ulaşamayacağım bir emeldir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Mutluluğun doruk noktası
Cümle içinde kullanımı: “Ne ala dünya aleminde arş-ı a’lâ-yı sa’âdeti bulduysan!”
Kelime Kökeni: Fransızca-marche
– Yürü! kumdandası
Kelime Kökeni: Arapça
– Çatı, Kubbe, Çardak, gölgelik
– Taht, serir, erike, tahta karyola, padişahın tahtı
– Hak Teâlâ Hazretlerinin dokuzuncu kat gökte tasavur olunan kudret ve azamet tahtı
Cümle içinde kullanımı: ” Komutanın arş emriyle komplike bir uyumla yürümeye başlayan erler hiç arkalarına bakmadılar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Değişik renklerde olan ve su kenarlarında yetişen güzel bir tür çiçek
– Havuz kenarlarına konan, ağzından su akan arslan heykeli
Cümle içinde kullanımı:“Konağın bahçesinde arslan ağzı bakımsızlıktan kırılmış, insanın olduğu ve olmadığı yerde yıkım vardır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Afrika kökenli yeleli güçlü vahşi hayvan
– Ormanlar kralı
– Yiğit kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Oğlumun adını Arslan koyacağım ki hep güçlü ve mert biri olarak anılsın.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Utanmaz, arlanmaz, yılışık, yüzsüz, sıkılmaz, çekinmez
Cümle içinde kullanımı:“Şu arsız kadına da bakar mısınız söylediklerini bir dinleyin, ne kadar çıkarcı olduğunu anlayacaksınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Savaş alanı
– Muhabere meydanı
– Harp alanı
Cümle içinde kullanımı: ” Arsa-i kâr-zâr da şefkate yer yoktur düşmana sırtını dönemezsin.!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yer, zemin, toprak
– Saha, alan, uzmanlık alanı
– Kentsel yapı için ayrılmış toprak
Cümle içinde kullanımı: ” Arsanın bu günkü değeri hesaplanmadan size bir fiyat söylemem hem yanlış olur hem de abes kaçar. “