Kelime Kökeni: Arapça
– Bal
– Cennetteki bal ırmağı
Cümle içinde kullanımı: ” Biz Müslümanlara vaat ediken asel ve daha nice nimet ancak iyi bir amel karşılığında sunulur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bal
– Cennetteki bal ırmağı
Cümle içinde kullanımı: ” Biz Müslümanlara vaat ediken asel ve daha nice nimet ancak iyi bir amel karşılığında sunulur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sâdık çoğul biçimi
– Sadık dostlar, sadık arkadaşlar
Cümle içinde kullanımı: ” Benim yanımda olan asdıkâ ve kardeşlerimi ömrümün sonuna kadar başımda taşırım.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıdk çoğul biçimi
– Samimilikler
– Samimi şeyler
– İçten şeyler
Cümle içinde kullanımı: “ Asdâk olmayan hiç bir şeye inanmıyor ve güven duymuyorum buda benim özelliğim.”
Kelime Kökeni: Arapça-sadef eş anlamlısı
– Sedefler
– Sadefler
– İnciler
Cümle içinde kullanımı: ” Sandığın içi tepeleme asdâf dolu ve nereden geldiği bilinmiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sadâ çoğul biçimi
– Sesler
– Sadâlar, sedalar
Cümle içinde kullanımı: ” Duyuyor musun Ey dost, kulağımıza çalınan asdâyı?”
Kelime Kökeni: Arapça-subh çoğul biçimi
– Sabahlar
– Günün ilk saatleri
Cümle içinde kullanımı: “Hayırlı olanı asbâh kılınan namazlardır, gün Allah’a yapılan ibadetle başlamalıdır. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Rahat ve huzur arayan kimse
– Asayiş sağlamak isteyen kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Kasabaya bakan jandarma komutanı esasında âsâyiş-cû biridir.
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Her şey yerli yerinde
– Huzur ve sukûn var
– Güvenlik tam
Cümle içinde kullanımı:” Polisler geldikten sonra kalabalık dağılmış etraf âsâyiş ber-kemâl olmuştu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Sanat eserleri
– Sanat yapıtları
Cümle içinde kullanımı: ” Âsâr-ı sanâ’iyye olarak adlandırılan bu heykelcikler yapılar kazılarda ortaya çıkmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Edebiyat eserleri
– Edebî ürünler
Cümle içinde kullanımı: ” Âsâr-ı kalemiyye türündeki yapıtlar Divan edebiyatımızın nadide zenginlikleridir. “