Kelime Kökeni: Arapça-âm çoğul biçimi
– Yıllar, seneler
Cümle içinde kullanımı:” Geçen acılı a’vâm bana öğretti ki kimse kalıcı değil bu dünyada. “
Kelime Kökeni: Arapça-âm çoğul biçimi
– Yıllar, seneler
Cümle içinde kullanımı:” Geçen acılı a’vâm bana öğretti ki kimse kalıcı değil bu dünyada. “
Kelime Kökeni: Arapça-âmme çoğul biçimi
– Halk, herkes, kamu
– Havas karşıtı
– Cahil, eğitimsiz kişiler
– Ayaktakımı
Cümle içinde kullanımı:” Avâm tabakası diye aşağıladığınız kesim sizin toprağınızın insanıdır paşam yok sayamazsınız!”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yedi alem
Cümle içinde kullanımı: ” Avâlim-i Seb’a nedir diyorsanız hemen söyleyelim; âlem-i ceberût, âlem-i ervâh, âlem-i hakikat, âlem-i lâhût, âlem-i misâl, âlem-i nasût, âlem-i şahadet. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Küllî âlemler
– Akl-ı evvel, akl-i küll, nefs-i külliye, insân-ı kâmil
Cümle içinde kullanımı:” Avâlim-i külliyye, hılki akıl veya ilk akıl olarak da adlandırılabilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Beş alem
– Âlem-i ilm, âlem-i ceberût al’â, âlem-i ceberût-i esfel, âlem-i melekût, âlem-i halk
Cümle içinde kullanımı:“Sen yaşadığın dünya haricinde başka cihan yok mu sanırsın, aldanma Ademoğlu Avâlim-i Hamse vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dört alem
– Âlem-i lâhût, âlem-i melekût, âlem-i ceberût, âlem-i mülk veya nasût
Cümle içinde kullanımı:” Avâlim-i erba’a andım olsun ki tüm cihanlar da aynı yüreklilikle sevecek koruyacağım seni.”
Kelime Kökeni: Arapça-âlem çoğul biçimi
– Dünyalar, alemler, cihanlar
Cümle içinde kullanımı:” Avâlim şahit olsun ki canımın yakanı affetmem Allah bilsin kötülüğünüzü!”
Kelime Kökeni: Arapça-âkıra çoğul biçimi
– Verimsizler, bereketsizler
– Yoksullar, zavallılar, fakirler, fukaralar
Cümle içinde kullanımı:” Şehzademiz ihsan buyurarak tüm avâkır ailelere cüzzi miktarda mutfaklık bağışlayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-âkıd çoğul biçimi
– Sözleşme yapanlar
– Akit imzalayanlar
Cümle içinde kullanımı:” Aralarında avâkıd yapan kişiler işten cayamazlar sözlerine sadık olmak zorundalar.”
Kelime Kökeni: Arapça-âkıbet eş anlamlısı
– Sonlar, akıbetler, neticeler, encamlar, sonuçlar
Cümle içinde kullanım:” Halk olarak avâkıba bakmak gerek nitekim toprak bütünlüğü olduğu sürece farlı kültürlerle birlik yaşanabilir.”