Kelime Kökeni: Farsça
– Eklendiği söze asan, asılı bulunan anlamları kazandırarak birleşik söz varlıkları oluşturur.
Cümle içinde kullanımı:” Dil-âvîz, gönül asan sevgili anlamına gelen birleşik kelimedir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Eklendiği söze asan, asılı bulunan anlamları kazandırarak birleşik söz varlıkları oluşturur.
Cümle içinde kullanımı:” Dil-âvîz, gönül asan sevgili anlamına gelen birleşik kelimedir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ara sıra
– Tesadüfen
– Kimi zaman
– Zaman zaman
– Rastgele
Cümle içinde kullanımı:” Âvineten firar eden düşüncelerimde düşle gerçek arasında bocaladığımı görüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-evân çoğul biçimi
– Zamanlar, vakitler, çağlar, devirler
– Anlar, saatler
Cümle içinde kullanımı:” Boşa kaybedilmiş âvine geri döndürülemez bir yolcu gibidir, gitti mü dönüşü yoktur.”
Kelime Kökeni: Farsça-âvije çoğul biçimi
– Mahremler, yakınlar, akrabalar
– Gençler, güzeller
Cümle içinde kullanımı:” Âvîjegân olan kimselere nikah düşmez derler.
Kelime Kökeni: Farsça
– Temiz, saf, yalın, duru, katıksız
– Has, halis,
– Şarap, mey
Cümle içinde kullanımı:” Kırmızı demi, âvîje tadıyla bu gece kadehleri göklere kaldıralım dostum!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Asılı, asılmış
– Bir yere tutunup sarmak
– Asılma işi
Cümle içinde kullanımı:” Duvara âvîhte edilen biber askıları kurudu değirmene götürmek zamanı geldi.”
– Avutmak
– Teselli etmek
– Oyalamak
– Rahatlatmaya çalışmak
Cümle içinde kullanımı:” Yas tutanı avıdmak sevaptır derler, lakin bu acıyı nasıl susturursun.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeraltı suyu
– Yer altından akan su
– Su yolu
Cümle içinde kullanımı:” Müstakil evlerin sıkıntılarından biri de avgın, duvarların rutubet almasını engelleyemezsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Anlaşılması güç şiir
– Manası anlaşılmaz şey
– İç yüzü anlaşılmayan
Cümle içinde kullanımı:” A’vez kelimelerle bezenmiş bu mısralarda ölümü görür gibiydim, sinsi ve soğuk.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Savaş meydanı
– Muharebe alanı
– Cenk meydanı
Cümle içinde kullanımı:” Cesur er Âverd-gâh’dan kaçınmaz, göğsünü imanıyla birlikte toprağına siper eder.”