Kelime Kökeni: Zarf
– Oldukça tafsilatlı
– Hayli mufassal
– Etraflı
– Ayrıntılı olarak
– Derinlemesine
– Kapsayıcı
Cümle içinde kullanımı: “Fevri davranıp sonradan üzülmek yerine etraflıca düşünüp hareket ediniz.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Oldukça tafsilatlı
– Hayli mufassal
– Etraflı
– Ayrıntılı olarak
– Derinlemesine
– Kapsayıcı
Cümle içinde kullanımı: “Fevri davranıp sonradan üzülmek yerine etraflıca düşünüp hareket ediniz.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Ayrıntılı
– Tafsilatlı
– Arkalı
– Arkası kuvvetli
– Eksiksiz
– Kapsayıcı
Cümle içinde kullanımı: “Etraflıca düşününce fark ettim ki yanılgılarımın sebebi sadece inanmak istememden kaynaklıymış.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yanlar
– Taraflar
– Kol ve bacaklar
– Çevre
– Dolay
– Kanat
– Bir şeyin yakını
Cümle içinde kullanımı: “Sanki etrafımı düşmanlar sarmışta ben ıssız bir adada mahsur kalmış gibiyim.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Aynı yaşta olan
– Yaşıt kimseler
– Akranlar
– Yaşıtlar
Cümle içinde kullanımı: “Mektepte etrab olan çocukları bir araya getirip ön sıralara oturttuk.”
– Tutmak
– Varmak
– Elde etmek
– İşlemek
– Eylemek
– Yapmak
– Kılmak
– Fiile getirmek
– İmal etmek
– Bulmak
– Erişmek
Cümle içinde kullanımı: “İnsan ne ederse kendine ediyor, kuş misali uçtum sanıyor ancak kendine ahir dünya içinde eziyet etmekten geri kalmıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Günahtan çok korkan
– Günahtan çekinen
– Günah işlemeyen
Cümle içinde kullanımı: “Hacı dedemiz hayatı boyunca etka, elini harama sürmeyen biriydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Hekimler
– Tabipler
– Doktorlar
– Bilge kişiler
Cümle içinde kullanımı: “Etıbbâ insan sağlığını daha iyi hale getirmek için şifa arayan kimselerdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Çocuklar
– Evlatlar
– Uşaklar
Cümle içinde kullanımı: “Uzun yıllar önce etfâl küçük yetişkinler olarak anılırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Noksansız
– Çok mükemmel
– Kusursuz
– Mükemmel
– Eksiksiz
– Kusuru olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Etem bey karanlık günlerin ardından ailesiyle birlikte başka bir şehre taşınma kararı aldı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Katlar
– Katmanlar
– Tabakalar
– Yemek tepsileri
– Sahanlar
Cümle içinde kullanımı: ” Kalın etbak arasında kalan zarlar bitkinin yaşamasını sağlıyor.”