– Birbirine geçirerek bağlamak
– Kördüğüm hale getirmek
– Çözülmeyecek duruma sokmak
Cümle içinde kullanımı:“Bağdalanmış dertlerin içinden çıkabilene aşk olsun!”
– Birbirine geçirerek bağlamak
– Kördüğüm hale getirmek
– Çözülmeyecek duruma sokmak
Cümle içinde kullanımı:“Bağdalanmış dertlerin içinden çıkabilene aşk olsun!”
– Güreşte kendi bacağı ile rakibi sarıp yere yıkmak
– Çelme takmak
– Kördüğüm etmek
– Birini düşürmek için ayağını uzatmak
Cümle içinde kullanımı:” En yakınındaki kişileri bağdalamak istiyorsun bu ne kitabımıza uyar ne de paylaştığımız onca güzel ana.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bağdatlı
– Bağdat ile ilgili olan
– Bağdat halkından kimse
– Tahta pervazlardan yapılmış üstü sıvalı tavan veya bölme
Cümle içinde kullanımı:“Bağdâdî bir amca avucunda tutuğu yemlerle her sabah kuşları beslemeye gelir.”
Deyim
– Güreşte çelme takmak
– Güreşte sarmaya almak
– Çelme takarak düşürme
Cümle içinde kullanımı:” Güreşte bağda urmak kabul edilen bir durum olmasa gerek.”
Kelime Kökeni: Ad
– Köstek
– Ayağa vurulan bağ
– Güreşte çelme
– Sarma
– Atların tepmesini engellemek amacıyla kuskun kayışına eklenen kayış
Cümle içinde kullanımı:” Koşulan atın bağda kayışı nasıl koptu yoksa biri bunu bilerek mi yaptı?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçıvan
– Geçimini meyve sebze ekerek karşılayan kimse
– Bahçe bakımıyla ilgilenen kimse
Cümle içinde kullanımı:“Bağçevân bu İran güllerini sonbahar gibi ekmişti bak şimdi kan kırmızı renkleriyle bahçeyi nasıl renklendirdiler.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçe
– Bağ
– Bostan
Cümle içinde kullanımı:“Bâğçe de kıpkırmızı domatesler, Ayşe kadın fasulyeler güneşin altında olgunlaşıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bahçıvanlık
– Bağcının yaptığı iş
– Bağ bahçeyle ilgilenen kimse
Cümle içinde kullanımı:”Bağcılık yaparak geçirdiği bir ömrü ara sıra karaladığı şu sayfalara nakşetmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçıvanlık
– Bahçeyle uğraşan kimse
– Bağcılık
Cümle içinde kullanımı:“Bâğ-bânî bizde ata mesleği olmuş her türlü çiçeğin bitkinin dilinden anlarız.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bağcı
– Bahçıvan
– Bağcılık yapan kimse
Cümle içinde kullanımı:”Bâğ-bân olarak işe alınan adamın eski bir mahkum olduğu sonradan öğrenildi.”