Kelime Kökeni: Moğolca-bahadır+Farsça-âne
– Kahramana yakışır biçimde
– Yiğitçesine
– Cengaver biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Bahadırâne yürüyüşüne bakılırsa er meydanında çok dövüşe katılmış gibi.”
Kelime Kökeni: Moğolca-bahadır+Farsça-âne
– Kahramana yakışır biçimde
– Yiğitçesine
– Cengaver biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Bahadırâne yürüyüşüne bakılırsa er meydanında çok dövüşe katılmış gibi.”
Kelime Kökeni: Moğolca-bagatur
– Dilâver
– Battal
– Yiğit, cesur, kahraman, cengaver
– Er kişi
– Savaşta kahramanlık göstermiş kimse
Cümle içinde kullanımı:”Bahadır gürbüz bir genç olarak aklımda kalmıştı savaş ne hale getirmiş yazık!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kıymetli, değerli
– Pahalı
– Niteliği yüksek
– Fiyatı yüksek
Cümle içinde kullanımı:“Bahâ-dâr eşyalarını ortalık yerden bırakırsan kalbini çaldıkları gibi onları da yürütürler.”
Kelime Kökeni: Farsça-bâ+Arapça-haber
– Bilgisi olan, bilgili
– Haberli, haberi olan
– Malumatlı
Cümle içinde kullanımı:“Bâ-haber bırakıldığım sorun karşısında benden mi yardım talep ediyorsunuz?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kıymet, değer
– Fiyat
– Paha
– Yararlı nitelik
– Işık, şavk
– Zarafet, incelik, hoşluk
Cümle içinde kullanımı:“Bahâ biçilmez değerlerden biri güvendir, insan ilişkilerinde mutlaka olması gerekir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şehvet
– Kösnü
– Cinsel istek
Cümle içinde kullanımı:”Cinsel duyum sahibi olan canlılar bâh ile harekete geçerek doğasını yaşatır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçe, bağ
– Gezinti yeri
– Mesire
Cümle içinde kullanımı:”Ne vakit daralsam yüreğim kendi kendine konuşmaya başlasa başımı alır bâğ-zâra vururum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçıvan
– Bağcı
– Bağcılık yaparak geçinen kimse
Cümle içinde kullanımı:“Bâğvân olan atalarım bir çiçeğim boyun büküşünden derdini anlar onların dilini konuşurdu.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Birden bire, durup dururken
– Ansızın, apansızın
– Fücceten, defaten, vehleten
Cümle içinde kullanımı:“Bağteten gelen anıların arkasında acının bin bir rengi vardı, bir tek ben görebildim.”
– Birçok kişinin birlikte gürültü çıkarması
– Yaygara
– Feryat etmek
– Yüksek sesle haykırmak
– Çığlık atar gibi konuşmak
Cümle içinde kullanımı:” Bağırışıp duran çocukların sesleri sana da kuş cıvıltıları gibi gelmiyor mu?”