Deyim
– Öldükten sonra dirilme
Cümle içinde kullanımı:” Ba’sü Ba’de’l-mevt Müslümanların mahşerde yeniden dirilecekleri inancıdır.”
Deyim
– Öldükten sonra dirilme
Cümle içinde kullanımı:” Ba’sü Ba’de’l-mevt Müslümanların mahşerde yeniden dirilecekleri inancıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Diriltme, canlandırma
– İrsal
– Yollama, gönderme
– Yeniden can verme
– Allah’ın insanlığa yol göstermesi için peygamber göndermesi
Cümle içinde kullanımı:” Ba’s biz insanların yapamayacağı ancak Tanrının mucizesiyle gerçekleşen bir şeydir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Faydalı
– Yararlı
– Nafi
– Elverişli
– Meyveli, yemiş veren
– Verimli, bereketli
Cümle içinde kullanımı:” Tarlanın en bâr-ver ağacı incirdir, yaprak bitlerini ve sinekleri mahsulden uzak tutacak bir sıvı salgılar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Cephanelik
– Barutun saklandığı yer
– Barutun koyulduğu kap
Cümle içinde kullanımı:” Dağ eteğinde köylülerin bulduğu bir barutluk var içerisinde biraz barut ve silah varmış.”
Kelime Kökeni: Tamlama
– Baruthane
– Barut fabrikası
– Barutun imal edilip üretildiği yer
Cümle içinde kullanımı:” Barut-hâne-i Âmire savaşı destekleyen yapılar değil midir?”
Kelime Kökeni: Arapça-bârûd+Farsça-hâne
– Barut imal edilen yer
– Barut fabrikası
– Barutun konulduğu yer
– Barut üreten ve satan yer
Cümle içinde kullanımı:” Barut-hâne hemen ileride oradan sola sapıp biraz daha yürürseniz aradığınız yeri kolay bulursunuz.”
Kelime Kökeni: Arapça-bârûd
– Ateşli silahlarda kullanılan patlayıcı madde
– Patlayıcı, yakıcı madde
– Potasyum nitrat, toz odun kömürü ve kükürt karıştırılarak oluşturulan madde
Cümle içinde kullanımı:” Müzede sergilenen eski silahların bir çoğu barutlu ateşleme sistemlerine sahip olanlardan.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Barut rengi
– Koyu zeytunî
– Koyu gri
– Füme
Cümle içinde kullanımı:” Bârûdî rengi gözlerinde oluşan hayal kırıklığı bir hortum gibi beni içine çekiyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Barut
– Fişeğin yanıcı maddesi
– Patlayıcı madde
Cümle içinde kullanımı: “Bârûd icat edildi bilek gücü tarihe karıştı beyler!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kale duvarı
– Hisar burcu, hisar burnu
– Sur
– Siper
– Sığınılacak yer
– Yüksek duvar
– Hisar
Cümle içinde kullanımı:” Arada atalar bârû gibi dururken bu iki gönül kalp kırmadan birleşemez.”