Kelime Kökeni: Arapça
– Basurla ilgili
– Basur ile alakalı
Cümle içinde kullanımı:” Sözü muhabbeti iki de bir bâsurîye getirmesek olmuyor mu?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Basurla ilgili
– Basur ile alakalı
Cümle içinde kullanımı:” Sözü muhabbeti iki de bir bâsurîye getirmesek olmuyor mu?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hemoroit
– Kalın bağırsağın alt bölümünde oluşan varis
– Makattan kan ve ifrazat gelmesine neden olan hastalık
Cümle içinde kullanımı:” Bu aralar söylemesi ayıp bâsurdan mustarip olduğum için acı yiyemiyorum.”
Kelime Kökeni: İtalyanca-bastone
– Asa, değnek
– El değneği
– Alafranga değnek
– Yürürken yardımcı olmak maksadıyla ağaçtan veya metalden yapılan ince uzun sopa
Cümle içinde kullanımı:” Baston yardımı olmadan yürümesi bile zor sen diyorsun ki saatlerde ayakta kalsın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Genişlik, yaygınlık
– Zenginlik, bolluk
– Taşkınlık, aşırılık
– Fazlalık
– Varlıklı olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Allah bizi bastat olup malını göze sokanlardan korusun en büyük zalimlik budur.”
Kelime Kökeni: İtalyanca-bastarda
– Kadırganın küçüğü
– Bir tür gemi
– Baştarde
– Osmanlı donanmasında kullanılan bir tür savaş gemisi
Cümle içinde kullanımı:” İtalyanca’dan gelen bastarda eski dönemlerde savaşlarda kullanılan bir harp gemisidir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Eski İran tarihini anlatan kitap
Cümle içinde kullanımı:” İran tarihini öğrenmek istiyorsan öncelikle Bâstân-nâme’yi bir oku sonra güncel kitaplara göz gezdirirsin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tarih
– Mazi, geçen zaman
– Geçmiş, zaman bakımından geride kalmış
Cümle içinde kullanımı:” Sürekli olarak bastâna bakacaksak eğer geleceğin ne önemi kalır?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Açık açık ve uzun uzun anlatma
– Düz bir yere yaymak
– Yayma, serme, açma, genişletmek
– Beyan ve ifade
– Allah’ın lütfunun ulaşması
– Ihlamur kabuğu
Cümle içinde kullanımı:” Halıyı bast edip desenlerini gözler önüne serdiğinde çoğu kişinin ağzı açık kaldı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Üstün körü
– Özensiz
– Bir yazının veya kitabın düzeltilme yapılmadan yeniden basılması
– Klişe, hiçbir özelliği bulunmayan
– Harcıâlem, yeniliği olmayan
Cümle içinde kullanımı:” Basmakalıp sözlerle bunca yıldır bizi uyutuyor ve kandırıyorsun.”
– Ağırlık vermek
– Tazyik etmek
– Ayakla çiğnemek
– Pâymâl etmek
– Ansızın hücum etmek
– Suçüstü yapmak
– Kuluçkaya oturtmak
– Yazıyı makinede kağıda geçirmek
– Tabetmek
– Kaplamak, örtmek, sıkıştırmak
Cümle içinde kullanımı:” Mühür basmadan mektubu ilgili makamlara götürmem mümkün değil.”