Kelime Kökeni: Ad
– Baş örtüsü
– Eşarp
– Baş bağı
Cümle içinde kullanımı: “Baş çenberindeki gülleri, yanağındaki çukuruyla öylece kalbimi çalıverdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Baş örtüsü
– Eşarp
– Baş bağı
Cümle içinde kullanımı: “Baş çenberindeki gülleri, yanağındaki çukuruyla öylece kalbimi çalıverdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çavuşlardan sorumlu olan asker
– Astsubay çavuş
– Yeniçeri ocağının ağa bölüklerinden olan beşinci bölüğün komutanı ve çavuşu
Cümle içinde kullanımı:” Başçavuş gibi başıma dikilip emirler verme artık ben senin emir altındaki askerin değilim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çaresizlik
– Sıkıntı, acı
– Istırap
– Elem
Cümle içinde kullanımı:” Baş bunluğu çok bende başka derde gerek yok cidden.”
Kelime Kökeni: Ad
– Lider, başkan
– Şef
– Savaş zamanlarında milis kuvvetlerinin komutanı
– Önder
– Yöneten kimse
Cümle içinde kullanımı:” Bağbuğ, eski Türklerde başkomutan olarak görev yapardı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adlı askerî birlik içinde yer alan tertip alayının komutanı
Cümle içinde kullanımı:” Muhammed’in Zafer kazanmış askerleri olan baş binbaşılar Yeniçeri Ocağı yerine getirilmiştir.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Birer birer
– Teker teker
– Ayrı ayrı
– Her biri ayrı
Cümle içinde kullanımı:” Baş baş oturanlar içerisinde biri vardı ki o kişi gönlümü dağlayan yine de bana yandan gülendi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çıban
– Yara, bere
– Vücutta oluşan kesik, çürük, ezik
Cümle içinde kullanımı:” Neredesin sen sol yanım, uzakları mı sevdin bundan mı yüreğimi baş bart bıraktın!”
Kelime Kökeni: Ad
– Baş örtüsü
– Eşarp
– Yazma
Cümle içinde kullanımı:” Baş bağını örtmüş dilber, ah kapılıverdim yine nazlı yürüyüşüne.”
Kelime Kökeni: Ad
– Herkes
– İnsanlar bütünü
Cümle içinde kullanımı:” Baş ayak bize bakarken utanç usul usul yanaklarımızdaki yerini kırmızılığa bıraktı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Başat
– Hakimiyet
– Egemenlik
– Üstünlük
– Hümranlık
Cümle içinde kullanımı:” Karakter vasıflarına bakarsak baskın derece de başatlık göze batıyor yöneticiliği kıvırabilir.”