Kelime Kökeni: Sıfat
– Darmadağınık, darmadağın
– Düzensiz
– Asker arasına sızan sivil savaşçı
– Gönüllü asker
– Tarumar
Cümle içinde kullanımı: “Bizleri tüketip yakanda başıbozuk sevdalardı onlara inandık fena ettik”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Darmadağınık, darmadağın
– Düzensiz
– Asker arasına sızan sivil savaşçı
– Gönüllü asker
– Tarumar
Cümle içinde kullanımı: “Bizleri tüketip yakanda başıbozuk sevdalardı onlara inandık fena ettik”
Kelime Kökeni: Sıfat
– İşsiz güçsüz
– Serseri, avare
– Denetimsiz, yönetilmeyen
– Yapacak işi gücü olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Başıboş ruhum karanlık sokakların köşe başlarını tutar aysız gecelerde serkeş gezerdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Halife unvanını taşıyan katiplerin en kıdemlisi
– Katiplerin başkanı
Cümle içinde kullanımı: “Başhalife olan Abdullah Efendi, Bursa’ya nefy edilmiş bir nevi sürgün edilmiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Menhus
– Meşum
– Uğursuz
– Kutsuz
– Kadersiz
Cümle içinde kullanımı:” Başgûne kaderime ah etmiyorum beni yoran insanların asla tanıyamadığım yüzleri.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Baş aşağı olmuş
– Kutsuz
– Uğursuz
– Ters dönmüş
– Musibet, meşum
Cümle içinde kullanımı: “Bu başgûn yara bir gün iyileşecek derken her gün yeniden ifrazat akıtıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı
– Erlerin en kıdemlisi
Cümle içinde kullanımı:” Başeski Cemil bağrında sakladığı mektupla şehit düşerken gözleri hep bulutlardaydı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Komutan
– Kumandan
– Başkan, lider, reis
Cümle içinde kullanımı:” Baş eri Mustafa elindeki evrakları çantasına koyup nizamiyeden çıktı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Şeriata bağlanan
– Şeriat yolunda ilerleyen
– Başı çeken önder
– Bî-şer karşıtı
Cümle içinde kullanımı:” O ki bâ-şer olmayı hedefleyen hakkın yolundan ilerleyen bir namus timsalidir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hazine işlerine ve ithalat ihracat defterlerine bakan gedikli efendi olarak anılan katiplerin kıdemlisi
Cümle içinde kullanımı:” Hesapları elinde tutuyor görse başefendi gibi caka satıyor millete!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Atmaca
– Ava alıştırılan küçük yırtıcı kuş
Cümle içinde kullanımı: “Şehzadelere özel yetiştirilen bâşeler her ava çıktıklarında yanında götürülür ve yanlarında onları yetiştiren eğiticileri olurdu.”