Kelime Kökeni: Farsça
– Omuz omuza
– Yan yana
– Çok sıkışık durumda
– Omuzda
Cümle içinde kullanımı: “Evlilik denilen uhrevi birlik erkekle kadının be-dûş dostluğunu ve ahretliğini kanıtlar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Omuz omuza
– Yan yana
– Çok sıkışık durumda
– Omuzda
Cümle içinde kullanımı: “Evlilik denilen uhrevi birlik erkekle kadının be-dûş dostluğunu ve ahretliğini kanıtlar.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Macaristan’ın Peşte kentine verilen eski adı
– Peşte kentine Osmanlılar tarafından verilen isim
Cümle içinde kullanımı: “Be-dûn elçileri tarafından sunulan hediyeler ve sandıklar öncelikle vezir tarafından incelenerek padişaha iletilirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mektup zarflarına ve zarftaki mühre kazılması adet olan bir söz
– Nazik yürüme tarzı
Cümle içinde kullanımı: “Eskilerden mektuplar üzerine yazılan nazik, meçhul be-dûh cümleler vardı şimdilerde kalmadı tabi. “
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-tıynet
– Huysuz
– Kötü huylu
– Kavgacı, şirret, geçimsiz, hırçın
– Asi
– Yaygaracı
Cümle içinde kullanımı: “Hatunların en korktuğum türü bed-tıynet olanı, durduk yere kavga çıkartanıdır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Beter
– Daha kötü
– Çok kötü
– Çok fena
Cümle içinde kullanımı: “Bed-ter zamanlar bizi beklerken gördüğüm her çocuğun gözlerinde kurtuluşu bekliyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-tebâr
– Kötü yaradılışlı
– Doğuştan kötü
– Fena niyetleri olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ya Rab bizleri bed-tebâr insanlardan, haram lokmadan korusun.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-tâlî’
– Talihi bozuk
– Talihsiz
– Şansı kötüye dönmüş
– Kara talihli
Cümle içinde kullanımı: “Bed-tâli kaderim ne yazık ki önümdeki geleceğin daha karanlık olduğunu işaret ediyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-sîret
– Ahlaksız
– Kötü niyetli kimse
– Kötü ahlaklı
– Dürüst olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bed-sîret kadınların çoğu erkeklerin üzerinden geçinen asalaklar gibidir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kovcu
– Dedikoducu
– Kötü niyetli
– Kötü konuşan
– Art niyetli
Cümle içinde kullanımı: “Bed-sigâl biriyle sırlarını paylaşma dil dediğin herkeste uslu durmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Altın kese
– Dolunayla ilgili olarak
– Mükemmel insan
– Ayın güzelliği
Cümle içinde kullanımı: “Bedri günle yıldızlar doğdu, kara gözlere nuru ışık doldu.”