Kelime Kökeni: Arapça
– Güzellik ve zarafet
– Latif olmak
– Sevimli ve şirin olmak
Cümle içinde kullanımı: “İnsan yavrusu da hayvan yavrusu da behâ bir yaramazlığa, sevgi halesine sahiptir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Güzellik ve zarafet
– Latif olmak
– Sevimli ve şirin olmak
Cümle içinde kullanımı: “İnsan yavrusu da hayvan yavrusu da behâ bir yaramazlığa, sevgi halesine sahiptir.”
Kelime Kökeni: Ünlem
– Behey
– Yahu
– Hey
– Seslenme sözü
– Çıkışma anlamlı sözcük
Cümle içinde kullanımı: “Beh gafil, başıma bu muzırlığı sen musallat ettin şimdi kaçıp gidecek misin?”
– Beylik taslamak
– Bey durumuna gelmek
– Beylik havasına girmek
– Bey gibi davranmak
Cümle içinde kullanımı: “Dün gelen adam bu gün bize beğlenmeye başladıysa bizim suyumuz ısındı demektir.”
– Hoşlanmama
– Beğenmeme
– Güzel bulmama
– Ciddiye almama
– Beğenmeme
– İyi bulmamak
Cümle içinde kullanımı: “Beğenmezlik yapacak durumda değiliz muhtaçken tok gözlülük yapmaya hakkımız yok anladın mı?”
– Onay vermek
– Kabul etmek
– Hoş bulmak, güzel bulmak
– Benzerleri arasında beğenerek seçmek
– İyi bulmak
– Tasvip edip onaylamak
Cümle içinde kullanımı: “Binlerce seçenek içinden en çok hangisi hoşunuza gider ve kullanışlı bulursanız onu beğenmek suretiyle sipariş verebilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Beğenilen
– Sevilen, sevgi duyulan
– Patlıcan ve et ile yapılan yemek
Cümle içinde kullanımı: “Hayatımın büyük bir bölümünde insanların beni beğendi mi beğenmedi mi sorusuyla cebelleşmişimdir. “
Kelime Kökeni: Ad
– Koca, erkek
– Zengin kimse, varlıklı erkek
– Sözü geçen adam
– Efendi, arkadaş
– Eş
– Zevç
– Pir
Cümle içinde kullanımı: “Yeni beğimiz çalışanlarından memnun kalmazsa konaktakileri gönderecekmiş.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hint prenseslerine verilen unvan
– Valide sultan
– Harem kızlarına verilen ad
– Kız adı
Cümle içinde kullanımı: “Begüm adı prenseslere layık görülmüştür köklü bir soydan gelen kadınlara verilir.”
Kelime Kökeni: Farsça-be+Arapça-gayet
– Pek ziyade
– Son derece
– Pek çok
– Çok fazla
Cümle içinde kullanımı: “Be-gayet açılan yaralarım bıçakla değil dilin en keskin tarafıyla bedenime işlendi. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Ağzı bozuk
– Küfürbaz
– Kötü söz söylemeyi alışkanlık haline getirmiş kimse
– Ahlaksızca konuşan
Cümle içinde kullanımı: “Bizler küçükken bed-zebân adamlardan korkar onlara yaklaşmaktan kaçınırdık.”