– Kapatmak
– Kapamak
– Bitirmek
Cümle içinde kullanımı: “Bekitmek istediğinizi anlayışla karşılayabilirim velakin sözü geçen ucuz bir mevzu değil.”
– Kapatmak
– Kapamak
– Bitirmek
Cümle içinde kullanımı: “Bekitmek istediğinizi anlayışla karşılayabilirim velakin sözü geçen ucuz bir mevzu değil.”
– Örtülmek
– Örtme işi
– Üstünü kapatmak
Cümle içinde kullanımı: “Bekitilmeden yoğurt mayalanmaz sıcak bir yere koyuver.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Elde
– Elde bulunan
– Avuçta tutulan
Cümle içinde kullanımı: ” Aşk gözle görülmeyen ama bekef tutulan bir duygudur herkes bu kuşu tutamaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kollayıp gözeten
– Bir yeri veya nesneyi koruyan kimse
– Güvenlik görevlisi
Cümle içinde kullanımı: “Geceleri sokak başlarını kol gezen bekçiler gibisin yarim hayalimde düşümde inzibat misali bekliyorsun.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Erdenlik
– Evlenmemiş olma
– Kızlık
– Kız oğlan kız
– Bakirlik
– Cinsel birlikte yaşamamış
Cümle içinde kullanımı: “Bekâret çağdaş bir yüzyılda konuşulacak, üzerine yorum yapılacak bir konumda olmamalıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Mücerret
– Evlenmemiş
– Zevcesi olmayan adam
– Kocası olmayan kadın
– Yalnız
– Yalın durum
Cümle içinde kullanımı: “Bekâr gençlerimize her iki cihanda yoldaş olacak bir eş diliyorum, yalnızlık zor makam.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dilsizlik
– Dilsiz olma durumu
– Lâl
Cümle içinde kullanımı: “Bekâme olmayı seçen yüreğine nasıl vicdandan söz edeyim?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Huzura erme
– Mutluluğa erişme, ulaşma
– Bahtiyar olma
– Mesut olmak
– Ongun
– Talihli
Cümle içinde kullanımı: “Yaradan bizleri bekâm edecek bir evlatla kucaklarımızı doldurur inşallah.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Brezilya kökenli kırmız boya ağacı
– Has olmayan her türlü boya
Cümle içinde kullanımı: “Bekam boyalardan yapılan ve dokunan halılar henüz elime ulaşmadığı için satış başlamadı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Katı
– Sağlam
– Kavi
– Sert
– Kuvvetli
– Yıkılmaz
Cümle içinde kullanımı: “Tarihe bakacak olursak eğer payidar ve bek imparatorluklar yıkılırken geriye sadece isimleri kalmıştır.”