Deyim
– Dağınık
– Perişan
– Düzensiz
– Yayılmış
– Melâmî tarikatından olan kimselerin mezar taşlarının başsız olması
Cümle içinde kullanımı: “Derler ki bî-ser ü pâ olan gönül ne eyler, anca acıyla gamı bir eder.”
Deyim
– Dağınık
– Perişan
– Düzensiz
– Yayılmış
– Melâmî tarikatından olan kimselerin mezar taşlarının başsız olması
Cümle içinde kullanımı: “Derler ki bî-ser ü pâ olan gönül ne eyler, anca acıyla gamı bir eder.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Desteksiz
– Başsız
– Desteklenmemiş
Cümle içinde kullanımı: “Bî-ser, başsız kalanda sırtına hançer beklemeden duramaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-sebeb
– Sebatsız
– Yersiz
– Nedensiz
– Sebebi olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bî-sebeb olmadan yaşamak ne büyük boşluk, ne büyük gaflet değil mi?”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-sebebt
– Sebatsız
– Kararsız
– Sebat etmeyen
– Mütereddit
Cümle içinde kullanımı: “Görünen o ki suallerimizi bî-sebât muntazamlıkla yanıtlayamayacaksınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Halı
– Kilim yapan kimse
– Kilim satan kimse
– Kalın yaygı
Cümle içinde kullanımı: “İran’dan gelen el dokuması bisâtî bu salona acayip yakışacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yeryüzü
– Dünya
– Çimen
– Yeşillik
– Çim
– Yer kabuğu
Cümle içinde kullanımı: “Bisât-ı arz insanoğluna verilmiş en büyük lütuflardan biri, ihsandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi büsut
– Döşeme
– Seccade
-Kilim
– Halı
– Evin teşrifatı
– Satranç tahtasının bezi
– Döşemelik halı
– Döşeme dükkanı
– Dünya
– Bu alem
– Döşek
– Kaplama
Cümle içinde kullanımı: “Harabeye dönmüş evin bisâtları dahil olmak üzere tüm tesisatı elden geçerek yenilenecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-bîsân+Arapça-î
– Benzersizlik
– Teklik
– Eşsizlik
– Müfret
– Tekil
Cümle içinde kullanımı: “Bî-sânî peşinde olmanı anlıyor velakin hak vermekte güçlük çekiyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Benzeri bulunmayan
– Tek
– Eşi olmayan
– Benzersiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-sân suskunluğuyla çehresine sinen hüznün temaşası içlerimizi sızlattı.”
Kelime Kökeni: Farsça-bîsâmân+Arapça-î
– Beş parasızlık
– Züğürtlük
– Meteliksiz
– Yoksulluk
Cümle içinde kullanımı: “Bî-sâmânî bir çocukluktan sonra elindekinin değerini bilmesi gerekmez miydi?”