Kelime Kökeni: Ad
– Küçük bir tür tanbura
– Bulgar yöresine özgü meşin
– Dört telli bağlama
Cümle içinde kullanımı: “Bulgarî çalan bir genç sevmiştim gözleri turkuaz rengi olan.
Kelime Kökeni: Ad
– Küçük bir tür tanbura
– Bulgar yöresine özgü meşin
– Dört telli bağlama
Cümle içinde kullanımı: “Bulgarî çalan bir genç sevmiştim gözleri turkuaz rengi olan.
– Yapışmak
– Sürülmek
– Lekelenmek
– Kirlenmek
– Sirayet etmek
– Bulaşıcı bir hastalığa yalakanmak
– Geçmek
– Yayılmak
– Dağılmak
Cümle içinde kullanımı: “Kızamık bulaşan bir hastalık olduğundan çocukları izole etmek lazım.”
Kelime Kökeni: Türkçe-bulaşık+Farsça-hâne
– Bulaşık yıkanacak yer
– Bulaşık yeri
Cümle içinde kullanımı: “Askeriyede tüm askerliği bulaşıkhâne de kap kacak yıkayarak geçirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeme ve içmeden sonra yıkanması gereken mutfak eşyaları
– Kirli tabak ve bardaklar
– Asalak
– Yapışkan kimse
– Sulu kimse
– Kalıntı
– Belirti
Cümle içinde kullanımı: “Yedik iştik hoş ama bulaşıkları da birinin halletmesi gerekiyor canım.”
– Sürmek
– Telvis etmek
– Hastalığı sirayet ettirmek
– Bulaşmasına sebep olmak
Cümle içinde kullanımı: “Bulaşdırdığı hastalığın neticesinde biri yatarken diğeri ayakta geçiriyor zamanı.”
– Karışıp netliğini kaybetmek
– Kararmak
– Yoğrulmak
– Karışmak
– Kederlenmek
– Bunalmak
– Üzülmek
– Midesinin karışıp kusma durumuna gelmesi
– Zihin yorgunluğu
– Göz kan oturması
Cümle içinde kullanımı: “Aşk masalımız burada biterken sırada şimdi ayrılık acısına bulanmak vardı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Karışık
– Saf
– Berrak olmayan
– Soluk
– Fersiz
– İyi seçemeyen
– Kan oturmuş
– Duru olmayan
– Saf olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Geçmişin bulanık suları arasından çıkıp gelen bu görüntü beni darmaduman etti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Midenin ekşimesi veya karışmasından kaynaklı oluşan kusma hissi
– Kusma duygusu
Cümle içinde kullanımı: “Sürekli yağlı ve şekerli yiyecekler yemekten midesi bulandı galiba.”
– Sıvamak
– Sürmek
– Yapıştırmak
– Kirletmek
– Kaplamak
Cümle içinde kullanımı: “Acılara bulamak istediğin kişi dün seviyorum dediğin kişi değil miydi?”
Kelime Kökeni: Ad
– Un, şeker ve yağ ile pişirilen bir tür yemek
– Sulu hamur
– Unlu cıvık hamur haşlama
– Hamur yemekleri
Cümle içinde kullanımı: “Et suyundan yapılan bulamaç yemeğini yiyebiliyor sadece.”