– Yüzünü kırıştırarak ekşitmek
– Kaşlarını çatmak
– Yüzünü buruşturmak
– Surat asmak
– Kaşları çatıp yüze küskün bir anlam vermek
Cümle içinde kullanımı: “Suratını burtarmak yerine yerinden kalkıp şu işe bir el at.”
– Yüzünü kırıştırarak ekşitmek
– Kaşlarını çatmak
– Yüzünü buruşturmak
– Surat asmak
– Kaşları çatıp yüze küskün bir anlam vermek
Cümle içinde kullanımı: “Suratını burtarmak yerine yerinden kalkıp şu işe bir el at.”
– Döndürmek bükmek
– Çimdiklemek
– Parmak arasında kıvırıp koparmak
– İğdiş etmek
– Enemek
– İhsâ etmek
– Sıkıntı vermek
– Kekre tatmak almak
Cümle içinde kullanımı: “Bizim annelerimiz misafirlikte fazla konuşup gevezelik yaptığımızda el altından kaba etlerimizi burardı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ucu çengelli demir çubuk
– Uçak çivi
Cümle içinde kullanımı: “Burmaç kullanmadan oraya delmek imkansız gibi geldi bana.”
Kelime Kökeni: Ad
– Burkmak işi
– Eneme
– İğdiş edilme
– Erkekliği giderilen kimse
– Hadım etme
– Ağızda kekre bir tat bırakma
Cümle içinde kullanımı: “Baharda açan çiçekler bile umudumu buran acıları unutturamıyor.”
– Uzvun birini burarak incitmek
– Burkma işini yapmak
– Bilerek bir yerini burkmak
Cümle içinde kullanımı: “Ayak bileğinin burkulmasını anlarım ama omzunu burkutmak bana garip geldi.”
– Burulup incinmek
– Uzvun burularak yaralanması
– Keder duymak
Cümle içinde kullanımı: “Yüreğimi burkulmasına sebep olan kimsesiz bir çocuğun gözyaşı akıtmasıdır.”
– Burarak çevirmek
– El, kol gibi organların kendi eklemi üzerinde dönmesi
– Bazı yiyeceklerin ağza kekremsi bir tat vermesi
– Acı vermek
– Üzüntü vermek
– Sıkıntı vermek
Cümle içinde kullanımı: “Onu bu böyle pişman ve bitmiş halde görmek içimi burkuyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Burkmak işi
– Burarak çevirmek
Cümle içinde kullanımı: “Ayağını burkmadan o kadar yolu koşabileceğine inanmıyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Puthane
– Putperest mabedi
– Puta tabanların ibadethanesi
Cümle içinde kullanımı: “Günümüzde burkutlara tapan ve ritüel gerçekleştiren pek fazla din inanışı kalmadı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi berâkı
– Yüzü örten peçe
– Mekke’nin örtüsü
– Gizleme
– Saklama
– Örtme
– Kadınların yüz örtüsü
– Bir şeyi saklamak için üzerine örtülen örtü
Cümle içinde kullanımı: “Burku altına gizlenmiş bir bedendi onunkisi lakin hakikat gözlerinde vücut bulmuştu.”