Kelime Kökeni: Arapça-cebr
– Baskı kuran
– Zor kullanan
– Kırık sarıcı
– Kırıkçı
– Kırık sarıcı
– Cebredici
– Cebreden
– Zor kullanan
Cümle içinde kullanımı: “Câbir ile sevgi kazamaz ancak korkuyla büyüyen bir saygıya sahip olabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-cebr
– Baskı kuran
– Zor kullanan
– Kırık sarıcı
– Kırıkçı
– Kırık sarıcı
– Cebredici
– Cebreden
– Zor kullanan
Cümle içinde kullanımı: “Câbir ile sevgi kazamaz ancak korkuyla büyüyen bir saygıya sahip olabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad ci’âb çoğul biçimi
– Tıknaz
– Kısa
– Kişiye özgü ad
– Kişinim kendi ismi
– Oyun sırığı, değneği
– Suriye sınırları içerisinde yer alan kalenin adı
Cümle içinde kullanımı: “Ca’ber kalesi Fırat nehrinin sol tarafında yer alır, eski Türk türbelerinden biridir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad ci’âb çoğul biçimi
– Okluk
– Ok konulan torba
– Kılıf
– KIN
– Çekmece
– Küçük kutu
– Sadak
– Kunnus
Cümle içinde kullanımı: “Ca’be içerisinden bir ok alıp düşmanını hedefleyerek hızla ileriye fırlattı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Şeytan
– İblis
– Kötülüğe yönelten melek
Cümle içinde kullanımı: “Cabadus isimli meleğin varlığı insanları kötüye çekmek, iyiliğin önüne geçmektir.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Ara ara
– Yer yer
– Ara sıra
– Birçok yerde
Cümle içinde kullanımı: “Câ-be-câ bulunan hastalıkların sonunda güçsüz duruma düşen bedeni iflas etti.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Karşılıksız
– Bedelsiz
– Bedava
– Para vermeden alınan şey
Cümle içinde kullanımı: “Beleş olan caba emeksiz oldu mu bir kıymeti değeri kalmıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Korunacak yer
– Sığınılacak yer
– Korunmak için saklanılan yer
Cümle içinde kullanımı: “Sen ki günahlarımdan sakındığım câ-yı penâhım, gör ki seni unutmam mümkün değil!”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Cennet benzeri yer
– Cennet gibi olan yer, mekan
Cümle içinde kullanımı: “Mavinin huzuruna değdi yüreğim, bahsedemem kimselere yârin ellerinin câ-yı Behiştî oluşunu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kamerî aylardan cemâzziye’l-evvel simgesi
– Mahal
– Mekan
– Mevki
– Yer
– Kalsiyum kısaltması
Cümle içinde kullanımı: “Mihr-i Süleyman yer tutmaz, mecalini yer alan câ!”
Kelime Kökeni: Farsça-oğul biçimi büzürgân
– Azim
– Büyük
– Ulu
– Kudretli
– Rütbeli
– Yaşlı
– Cesim
– Mühim
– İri
Cümle içinde kullanımı: “Yağmur yağarken içimdeki büzürg his ılgıt ılgıt eriyor toprağa karışıyordu.”