Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Uydurma
– Sahte
– Gerçek olmayan
– Yapma
– Düzmece
– Yalancı
– Mürettep
– Palavra
Cümle içinde kullanımı: “Ca’lî isnatlarla bizleri kandıramaz doğru yoldan ayıramazsınız!”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Uydurma
– Sahte
– Gerçek olmayan
– Yapma
– Düzmece
– Yalancı
– Mürettep
– Palavra
Cümle içinde kullanımı: “Ca’lî isnatlarla bizleri kandıramaz doğru yoldan ayıramazsınız!”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Ahlaksız
– İffetsiz
– Ebleh
– Bön
– Nurlandıran
– Parlatan
– Temizleyen
– Hayasız
Cümle içinde kullanımı: “Câli bir kadından çocuk sahibi olduğunu söylüyorlar dedikodular almış başını gitmiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bahşiş
– Armağan
– Nesne
– Azık
– Yolda yiyecek içecek
– Hediye
– Ödül
– Mükafat
Cümle içinde kullanımı: “Mest edici şiirlerinizin karşılığı olarak câ’ize olarak kabul ederseniz çok sevinirim.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kabil
– Mübah
– Sakınca olmayan
– İşlenmesinde sakınca olmayan
– Mümkün
– Olabilir
– Olası
– Muhtemel
Cümle içinde kullanımı: “Câ’iz olan çocuklarımıza iyiliği ve güzelliği tanıtmaktır, doğru yola sevk etmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevr
– Cevreden
– Acı çektiren
– İnciten
– Kıran
– Üzen
– Engel
Cümle içinde kullanımı: “Câ’ir bir sevdaya düştüğümden beridir yüzüm gülmez, kanım kaynamaz oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Hayalde dolaşan
– Hayalde beliren an
Cümle içinde kullanımı: “Câ’ile gördüğüm sensin ey gözleri efsunlu dilber, yaralarımın tuzusun.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevelân
– Yaratan
– Yapan
– Seyrana çıkan
– Gezen
– Dolaşan
– Kılan
– Olduran
Cümle içinde kullanımı: “Şükür ki Câ’il olduğu müddetçe kula muhtaç değiliz, bizi yaratan ve gözeten odur!”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kendini beğenen
– Kurum satan
– Çalım atan
– Mağrur
– Kibirli
– Büyüklenen
Cümle içinde kullanımı: “Cahûf yürekli burnu düşse yere almayacak biriyle daha fazla muhatap olamam efendi.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yahudi
– Aşırı inkarcı
– Musevi
– Kabul etmeme
Cümle içinde kullanımı: “Cahûdî tüccar tüm gün kasaba kendi mallarını satar sonra da iki atıyla evine dönerdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-cahûd+Farsça-âne
– Yahudicesine
– Yahudi tarzında
– İnkar eden
– İnkarcı
Cümle içinde kullanımı: “Cahûdâne tavırlarıyla insanların dikkatini üstüne çekmeyi başardı.”