Kelime Kökeni: Arapça-cedvel çoğul biçimi
– Cetveller
– Çizelgeler
– Listeler
Cümle içinde kullanımı: “Nİzama göre hazır edilmemiş tüm cedâviller yok sayılacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cedvel çoğul biçimi
– Cetveller
– Çizelgeler
– Listeler
Cümle içinde kullanımı: “Nİzama göre hazır edilmemiş tüm cedâviller yok sayılacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cedâ
– Uşakların aylığı
– Hizmetçilerin maaşı
Cümle içinde kullanımı: “Hanım kahya tüm marabaların ve hizmetçilerin cedâvîsini bu gün dağıtacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Elverişli
– Uygun
– Zaman bakımından tam vakti
– Müsait
– Ergonomik
– İşe yarayan
– Muvafık
Cümle içinde kullanımı: “Cedâret işleri için öncelikle aklı selim biri gerekli değil midir?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yağmur
– İhsan
– Armağan
– Hediye
– Rahmet
– Kazanç
– İnayet
– Lütuf
Cümle içinde kullanımı: “Biz insanlara verilen en büyük cedâ düşünme yetisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cedd
– Dede
– Ata
– Babanın babası
– Büyük peder
– Yaşlı kimse
Cümle içinde kullanımı: “Soy ağacımızda yer alan cedlerimiz Selanik göçmenidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İnsan iradesini inkar eden mezhep
– Yazgıcılık
– Fatalizm
Cümle içinde kullanımı: “Cebriyye mezhebine mensup olanlar insanların kaderi değiştirebileceğine inanmaz, onlar yazgının gücüne inanırlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Zorla icra olunan
– Cebren yaptırılan
– Zecir ile yaptırılan
– Kuvvet uygulayarak
Cümle içinde kullanımı: “Cebrî ile sorunları çözemez insanların isteklerinize uymasını sağlayamazsınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-cebr
– Zorlamak
– Baskı yapmak
– Israr etmek
– Üstelemek
Cümle içinde kullanımı: “Cebr etmeden yanlışın üstüne gitmeden doğruları açıklamanız yeterli.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Allah’ın kulu
– Allah ile Hz. Muhammed arasında iletişimi kuran büyük meleklerden biri
– Dört büyük meleklerden biri
– Vahiy getiren melek
Cümle içinde kullanımı: “Cebrâ’il hakkın emirlerini peygamber efendimize ileten melektir. “
Kelime Kökeni: Ad
– Gömlek üstüne giyilen bir tür üstlük
– Cepken
– Yakası olmayan üst giysisi
Cümle içinde kullanımı: “Al cebkeni, mos fistanıyla uğruna türküler yakılacak saç örgüleriyle tanıdım onu.”