Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Tartışmacı
– Ayrı görüşleri savunan kimseler
Münakaşacı
– Tartışan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Mutlu mesut kişilerin içerisinde illa biri cedelî çıkacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Tartışmacı
– Ayrı görüşleri savunan kimseler
Münakaşacı
– Tartışan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Mutlu mesut kişilerin içerisinde illa biri cedelî çıkacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cedel+Farsça-gâh
– Münakaşa meydanı
– Dünya
– Çekişme yeri
– Tartışma meydanı
Cümle içinde kullanımı: “Cedel-gâh için seçtiğiniz yer okul kürsüsü değildir herhalde?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kavga
– Savaş
– Tartışma
– Münakaşa
– Çekişme
– Ağız kavgası
– Mücadele
Cümle içinde kullanımı: “Sevdiklerimize gül bahçesi bizi satanlara cedel sunmayı de biliriz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kabahatli
– Suçlu
– Kınama
– Azarlama
– Kuraklık
– Yağmursuzluk
– Takbih
– Ayıplama
Cümle içinde kullanımı: “Günahların ayyuka çıktığı bu saatlerde cedeb dolu sözlerinizle arınma sağlayamazsınız!”
Kelime Kökeni: Arapça-cüded,ceddât
– Büyük anne
– Büyük nine
– Büyük valide
– Annane
– Yaşlı kadın
– Annenin annesi
Cümle içinde kullanımı: “Bize tarhana turşu gibi kış hazırlıklarını yapmayı ceddemiz öğretti.”
Kelime Kökeni: Arapça-cedd+Farsça-be
– Atadan ataya
– Büyük babadan babaya intikal eden
– Soydan soya
Cümle içinde kullanımı: “Cedd-be-cedd’den gelen bir kusur gibi görmek lazım bu hastalığı.”
Kelime Kökeni: Arapça-cedde çoğul biçimi
– Baba anneler
– Ceddeler
– Nineler
– Büyük anneler
– Büyük babalar
Cümle içinde kullanımı: “Ceddâtımız da Rumeli göçmenliği vardır bu sebepten torunların gözleri çakırdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Atacılık
– Atavizm
– Atasoy
– Ataya çekme
Cümle içinde kullanımı: “Ceddâniyet ile ilgili belgeleri eski belgelerin içinde bulabilirsiniz sanıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Soya ilişkin
– Ataya dair
– Sülaleye ait
– Ata ile ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Geçmişe dair sırlarla dolu olan ceddânî öyle kolayca aralanmıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçim cedâyâ
– Yavru geyik
– Ceylan
– Ahu
– Genç geyik
– Çatallı ve uzun boynuzları olan hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Gözleri cedâye olan dilberi karam, hele ne olur bir bak yüzüme!”