Kelime Kökeni: Arapça-cendel çoğul biçimi
– Kayalar
– Büyükçe olan kayalar
Cümle içinde kullanımı: “Cenâdil olarak gördüğünüz buraları eskiden sulak bir bölgeydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-cendel çoğul biçimi
– Kayalar
– Büyükçe olan kayalar
Cümle içinde kullanımı: “Cenâdil olarak gördüğünüz buraları eskiden sulak bir bölgeydi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Abdestsizlik
– Çirkinlik
– Kötülük
– Kirlilik
– Pislik
– Gusül gerektiren durum
Cümle içinde kullanımı: “Cenâbetlik var bence bu işin içinde başka bir açıklaması olamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gusül gerektiren durum
– Küfür yollu söylenen söz
– Cünüp
– Hoşlanılmayan
– Beğenilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Cenâbet cenâbet ortalıkta geçip durma, gözüme bakıyorsun.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hz. Mevlana
– Mevlamız
Cümle içinde kullanımı: “Cenâb-ı Mevlevî hakkımızda hayırlısını eylesin başka bir sıkıntım yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allah
– Rab
– İlah
Cümle içinde kullanımı: “Cenâb-ı Hâlik sesime gönlüme zeval vermediği sürece insan için söyleyecek, hakkı arayacağım.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Mevla
– Yaradan
– Allah
– Tanrı
– Rab
Cümle içinde kullanımı: “Cenâb-ı Hakk için yalvarıyorum sana çocuklarımın geleceğini yakma.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allah
– Tanrı
– Yaratan
– Mevla
– Râb
Cümle içinde kullanımı: “Cenâb-ı Bârî dualarımızı kabul ederse inşallah mutlu sona erişeceğiz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Saygınlık
– Onur
– Şeref
– Hürmetli
– İzzet
– Seçkinlik
– İtibar
Cümle içinde kullanımı: “Cenâb sahibi biri olmasından ötürü bu dolandırılıkla alakası olduğunu düşünmüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Birinci cemre
– Havaya düşen cemre
Cümle içinde kullanımı: “Cemre-i ûlâ havanın artık sıcak olacağını kışın bittiği müjdeleyen haberdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İkinci cemre
– Suya düşen cemre
Cümle içinde kullanımı: “Cemre-i sâniye suya düştü mü denize girmeye başlarız artık.”