Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kabahat
– Ceza
– Suç
– Kaza sonrası çıkan zarar
– Töhmet
– Kusur
Cümle içinde kullanımı: “Ortaya çıkan cereme kimden kaynaklı sorumlusu kim ise elbet bulunacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kabahat
– Ceza
– Suç
– Kaza sonrası çıkan zarar
– Töhmet
– Kusur
Cümle içinde kullanımı: “Ortaya çıkan cereme kimden kaynaklı sorumlusu kim ise elbet bulunacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Şüphesiz
– Elbette
– Muhakkak
– Cinayet
– Ayrılmak
– Günah
– Suç
Cümle içinde kullanımı: “İşlediği cerem sonrasında başını dağa taşa vursa nafile.”
Kelime Kökeni: Arapça-cereb+Farsça-nâk
– Uyuz hastalığına yakalanmış
– Uyuz hastası
Cümle içinde kullanımı: “Cereb-nâk olmuş birine kaşınma demenin alemi var mı?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Uyuzla ilgili
– Uyuz hastalığıyla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Cerebî ilaçlarını doktorlardan başka birine danışmayın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Uyuz hastalığı
– Bulaşıcı deri hastalığı
Cümle içinde kullanımı: “Cereb hastalığına sahip olanların yediklerine içtiklerine önemle dikkat etmeleri gerekir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sarı renkte at
– Donu kuladan açık olan at
– Ateş küreği
Cümle içinde kullanımı: “Kırlarda altın yelelerini savurarak koşan cerdeyi görüyor musun?”
Kelime Kökeni: Ad
– Mızraklı süvari
– Mızraklı asker
– Tebriz bölgesindeki gezgin Türkler
Cümle içinde kullanımı: “Gezgin olarak varlıklarını sürdüren cerdavulluların en önemli silahı mızraklarıydı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mızraklı süvari
– Mızrak türü
– Kargı
– Savaş aleti
Cümle içinde kullanımı: “Kitabın kahramanlarından biri olan cerdaval savaşın kanlı yüzünü gösteriyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dilenci çanağı
– Dilenci tabağı
Cümle içinde kullanımı: “Önüne koyduğu cerdânla gelen geçenden para istiyor, ağlamaklı bir sesle yakınıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Soyulmuş
– Saçı dökülmüş
– Dazlak
– Mahrum
– Çıplak
– Saçsız
Cümle içinde kullanımı: “Evvelden cerdâ olan başını peruklar altına saklayıp asla göstermez.”