Kelime Kökeni: Arapça-câmid
– Cansız varlıklar
– Donmuş şeyler
– Ölmüş
– Canını yitirmiş
Cümle içinde kullanımı: “Cevâmid toprak altına girmeden huzur bulamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-câmid
– Cansız varlıklar
– Donmuş şeyler
– Ölmüş
– Canını yitirmiş
Cümle içinde kullanımı: “Cevâmid toprak altına girmeden huzur bulamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-câmi çoğul biçimi
– Camiler
– İbadet yerleri
– Topluluklar
– Toplu olan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Cevâmi içerisinde yüksek sesle konuşarak çıkıntılık yapmanın alemi yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-câliyye çoğul biçimi
– Emeklilik
– Müslüman olmayan halktan toplanan vergiler
Cümle içinde kullanımı: “Toplanan cevâlî devlet hazinesine aktarılacak o yüzden oradan harcama yapılamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-câ’ize çoğul biçimi
– İhsanlar
– Atiyeler
– Caizeler
– Armağanlar
– Bahşişler
– Hediyeler
Cümle içinde kullanımı: “Size bahşedilen cevâ’iz herkese nasip olmaz bu yüzden müşkülpesent olmayı bırak.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Sarraf
– Kuyumcu
– Mücevherci
– Cevahirci
Cümle içinde kullanımı: “Cevâhirî mesleğinde asıl olan kıymetli taşları tanıyabilmek gerçek değerlerini verebilmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevher çoğul biçimi
– Kıymetli taşlar
– Cevherler
– Mücevherler
– Elmaslar
Cümle içinde kullanımı: “Zarif beyaz boynunu süsleyen cevâhir gözlerinin parlaklığının yanında sönük kalıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ana yollar
– Büyük caddeler
– Cömert
– Bahşişi çok veren kimse
– Bonkör
– Eli açık
– Savruk
– Şah-rah
Cümle içinde kullanımı: “Durmadan cevâda çıkan yolcular bir türlü gelmek nedir bilmiyorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevâb+Farsça-nevîs
– Yazman
– Sekreter
– Katip
– Yazıcı
Cümle içinde kullanımı: “Geçen sene işe başlayan cevâb-nevîs işi bırakacağını söyledi.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevâb+Farsça-nâme
– Bir soruya veya bir yazıya karşılık olarak kaleme alınan yazı
– Cevap olarak yazılan yazı
– Karşılık vermek için yazılan yazı
Cümle içinde kullanımı: “Cevâb-nâme olarak gelen mektupta söylenenlere göre ikisi de bu yanlış ilişkinin içindeymiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Karşılık olarak
– Karşılık
– Karşılıklı
– Cevap niteliğinde
– Yanıt olarak
Cümle içinde kullanımı: “Koyduğu kurallara cevâbî olarak çekip gitmeyi tercih etmiştim şimdi görüyorum ki doğruyu yapmışım.”