Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cum’ât, cume’at
– Toplanma
– Haftanın altıncı günü
– İbadet günü
– Toplanmak işi
Cümle içinde kullanımı: “Allah nasip ederse Cum’a namazında buluşur dualarımızda sevdiklerimize yer veririz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cum’ât, cume’at
– Toplanma
– Haftanın altıncı günü
– İbadet günü
– Toplanmak işi
Cümle içinde kullanımı: “Allah nasip ederse Cum’a namazında buluşur dualarımızda sevdiklerimize yer veririz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kaba kumaş
– Yoksul giysisi
– Fakir kimselerin giydiği kıyafetler
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların maddiyatını öğrenmek için sual etmenize lüzum yoktur cûlehine bakınız yeter.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çulha
– Eski giysi
– Örümcek
– Ankebut
Cümle içinde kullanımı: “Dokuma tezgahlarının başında bekleyen cûlâh, renk renk bezleri insanların önüne serdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çaylak
– Bedel
– Karşılık
– Ücret
– Ayak kirası
– Bahşiş
– Mücahitlere yapılan bağış
– Mukabil
– Cu’l
Cümle içinde kullanımı: “Mükafat verilecek olan cûl, büyükler tarafından hazırlanacak dağıtılacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gözden geçirme
– Dikkatle inceleme
– Çıkmak
– Huruç
– Çıkış
– Tekrar sorgulama
Cümle içinde kullanımı: “Çıkan evrak karışıklığından sonra yeniden cuhûz edilmesi gerekmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cüzam hastası
– Cüzam
– Süfli
– Cahil kimse
– Kaba
– Görgüsüz kimse
– Güçsüz kimse
Cümle içinde kullanımı: “Köyde cudâm hastası olan bir ailenin varlığını tespit ettiler.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Cömertlik
– El açıklığı
– Mürüvvet
– Cömert olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Cûd-ı sehâ rabbim dualarımızı duydu, bu sene de ambarlarımız buğdayla doldu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cömert
– El açıklığı
– Verimli
– Cimri olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bu sene topraklarımız cûd, ağaçlarımız bereketli dallarıyla yere eğiliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sersem
– Ahmak
– Ebleh
– Akılsız
– Alık
Cümle içinde kullanımı: “Her insanla baş etmesi zordur ancak cu’bûs insanla hiç geçim olmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yaramaz kimse
– Fitil ucu
Cümle içinde kullanımı: “Cu’bûb birine denk geldiğiniz belli oluyor efendim oyun oynamış size.”