Kelime Kökeni: Arapça-cem çoğul biçimi
– Toplamlar
– Çokluk biçimi
– Cemiler
– Toplanmalar
Cümle içinde kullanımı: “Bir çoğumuz Cumû karşında insanlara hitap etmekte zorlanır lakin o gözlerinin içine bakarak rahatça hakkını savunabiliyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-cem çoğul biçimi
– Toplamlar
– Çokluk biçimi
– Cemiler
– Toplanmalar
Cümle içinde kullanımı: “Bir çoğumuz Cumû karşında insanlara hitap etmekte zorlanır lakin o gözlerinin içine bakarak rahatça hakkını savunabiliyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-cumhûriyet+Farsça-perver
– Cumhuriyet yanlısı
– Cumhuriyetçi
– Cumhurcu
– Cumhuriyet tarafı
Cümle içinde kullanımı: “Kasım beyin cumhûriyet-perver biri olduğu herkesin malumudur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Halkın seçme iradesine bağlı siyasi rejim
– Milletin egemenliğini elinde tuttuğu yönetim biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Türkiye Cumhûriyeti Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden ilerlemeye devam edecektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Millete ilişkin
– Halka özgü
– Toplulukla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Mevzubahis cumhûrî ise tüm sesleri dinlemeli adaletten yana olunmalıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cemâhîr
– Heyet
– Güruh
– Nâs
– Halk
– Takım
– Cumhuriyet rejimi ile idare olunan ülke
– Kalabalık
– Topluk
– İnsan topluluğu
Cümle içinde kullanımı: “Cumhur reisi görevi büyük önem arz ederek, bir halkın refahını ve mahvını temsil edebilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi
– Cuma günleri
– Hayırlı günler
– Cumalar
Cümle içinde kullanımı: “Cume’ât dualarında buluşmak dileğiyle demişti lakin bir daha yüzlerini göremedim.”
Kelime Kökeni: Farsça-cunbâd
– Pencere kemeri
– Kapı kemeri
– Tümsek
– İçine oturulup üç tarafından sokağa bakan ve duvarın hizasından dışarıya çıkmış olarak yapılan pencere
– Dışarıya çıkmış yer
– Sokağa çıkıntısı olan balkon
Cümle içinde kullanımı: “Hayallerimde bahçesi olan cumbalı bir evde yaşamak vardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-cum’a+Türkçe-irtesi
– Cumadan sonra gelen gün
– Haftanın yedinci günü
– Haftanın son günü
– Cuma ile Pazar arasındaki gün
Cümle içinde kullanımı: “Misafirlerin cumartesi sabahtan teşrif edeceklerini öğrendik.”
Kelime Kökeni: Arapça-cum’a çoğul biçimi
– Cuma günleri
– Perşembeden sonra gelen günler
Cümle içinde kullanımı: “Cum’ât da el açıp dualar et ki rabbim kabul etsin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Padişahların Cuma namazına çıkarken düzenlenen tören
– Osmanlı hükümdarlarının cuma namazlarına gidiş gelişlerinde yapılan etkinliktir
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı döneminde halka açık camilerde padişahında iştirak ettiği cuma namazı öncelikle Cum’a Selâmlığı ile başlardı.”