Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yudum
– İçim
– İçiş
Cümle içinde kullanımı: “Şehvetle içilen cür’a, bedenin sınırlarını zorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yudum
– İçim
– İçiş
Cümle içinde kullanımı: “Şehvetle içilen cür’a, bedenin sınırlarını zorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cinsler
– Türler
– Çeşitler
Cümle içinde kullanımı: “Birebir benzeyen cünûs muhakkak aynı atalardan gelmiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
-Aşıkların çılgınlığı
– Aşıkların deliliği
Cümle içinde kullanımı: “Bizi böyle yoldan çıkartan çaresiz bırakan cünûn-ı ehl-i aşk değil mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Delilik
– Çıldırma
– Delirme
– Aşkın galip gelmesi
– Cinnet
– Bilinç örtünmesi
Cümle içinde kullanımı: “Aşkın her türlüsüne cünûn eyleyen bu kalp ancak kabirde durulacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Psikolojik olarak yıkılma
– Yıkılma
– Çökme
– Yöneliş
– Yığılmak
– Güneşe yüz tutmak
– İnhitat
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ordular
– Askerler
– Süvariler
– Silahlı kuvvetlerin tümü
Cümle içinde kullanımı: “Yeri göğü adımlarıyla inleten cünûd, yeryüzündeki tüm düşmanlarıyla savaşacak güçtedir. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Boy abdesti alma durumu
– Cenabetlik
– Yıkanıp temizlenme gereği
Cümle içinde kullanımı: “Cuma namazına cünûb gidilmez suyla temizlenmesi lazımdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çınar
– Çınar ağacı
– Geniş yapraklı gösterişli bir ağaç türü
Cümle içinde kullanımı: “Rüyamda dalları göğe uzanan büyük bir cünnâr üzerinde oturuyordum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ufak cürüm
– Küçük suç
– Küçük kabahat
– Küçük kusur
– Yakışıksız davranış
Cümle içinde kullanımı: “Toplum kuralları cünha ve zinayı kabullenmez, düzeni bozanlar sınır dışında tutulur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Esirgeme
– Koruma
– Himaye altına almak
– Vikaye
Cümle içinde kullanımı: “Paşanın cünh altına aldığı o küçük kız çocuğu şimdi önü açık bir öğretmen adayı.”