Kelime Kökeni: Sıfat
– Çatılmış
– Bir araya getirilmiş
– Çevrelenmiş
– Dolanmış
– Örtülmüş
– Sınır içine alınmış
Cümle içinde kullanımı: “Etrafı çatlı, ayakları prangalı bir mahkumdan ibaretim kalbinde.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çatılmış
– Bir araya getirilmiş
– Çevrelenmiş
– Dolanmış
– Örtülmüş
– Sınır içine alınmış
Cümle içinde kullanımı: “Etrafı çatlı, ayakları prangalı bir mahkumdan ibaretim kalbinde.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yarık
– Parçaları ayrılacak derece de kırık
– Deli
– Bir şeyin çatladığı yer
– Aralık
– Açılma
Cümle içinde kullanımı: “Düşünce kolunda çatlak ve kırıklar oluşmuş acil tedavi edilmesi gerek.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Zengin veya nüfuzlu birine bağlanmış
– Çatık
– Çatılmış olan
Cümle içinde kullanımı: “Hayatının bir çoğunu ağzında gümüş kaşık tutanlara çatkınlık ederek geçirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çift öküzlerini birbirine bağlayan ve boyunduruğun ona geçirildiği ağaç
– Çifte boyunduruklu ağaç parçası
Cümle içinde kullanımı: “Öküzleri tarlaya koşmadan önce çatkılığa takılması lazım.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çatılan ve kurulan şeyler
– Arkurı bağlanan şey
– Yemeni
– Saç örtüsü
– Birbirine çatılan şeyler
– Kaşbastı
– Sehpa
Cümle içinde kullanımı: “Kadın başındaki kırmızı çatkıyı çıkarıp hiddetle yere attı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gevrek bir şeyin düşerken, kırılırken veya yanarken çıkardığı ses
– Çatırtı
– Çatırdama sesi
Cümle içinde kullanımı: “Özleminden öyle bir sıkı sarıldı ki neredeyse kemiklerinin çatırdısı duyulacaktı.”
Kelime Kökeni: Ad-sıfat
– Kedi
– Kavşak
– Ekşi
– Birbirine bitişik
– Abus
– Çatılmış olan
Cümle içinde kullanımı: “Çatık kaşlarından birini yukarıya kaldırdığında sinirlendiğini kolayca anlayabilirdiniz.”
Kelime Kökeni: Rumca-ad
– Sandaldan büyük, istimbottan küçük binit
– Küçük vapur
Cümle içinde kullanımı: “Suyun üzerinde yüzen çatanayı izledikçe huzur buluyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kesin anlam ifade etmeyen, iki manaya çekilebilen söz
– Çelişkili söz
Cümle içinde kullanımı: “Çatal sözlerinden bir şey anlamak ne mümkün, anca kafa karışıklığı yaratıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeniçeri ağası ile topçu ve asesbaşıların giydikleri başlık
Cümle içinde kullanımı: “Müzenin bir kısmında yeniçerilerin elbiseleri ve çatal kalafatlar sergileniyordu.”