– Yön değiştirmek
– Sapmak
– Sıcaklığı yaymak
– Pişmek
– İsilik olmak
– Güneş doğmak
– Amaçtan şaşmak
Cümle içinde kullanımı: “Bizler dağı delip geçen çavmağı görmek için gece uykularından feragat ederdik.”
– Yön değiştirmek
– Sapmak
– Sıcaklığı yaymak
– Pişmek
– İsilik olmak
– Güneş doğmak
– Amaçtan şaşmak
Cümle içinde kullanımı: “Bizler dağı delip geçen çavmağı görmek için gece uykularından feragat ederdik.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Meşhur
– Ünlü
– Namdar
– Şanlı
Cümle içinde kullanımı: “Çavlım biri olduğunu görünce sesimizi kestik.”
Kelime Kökeni: Ad-sıfat
– Kepçe
– Yemekleri karıştıran büyük kaşık
– Doğan yavrusu
– Şahin yavrusu
– Ünlü kimse
– Tanınmış
– -Şöhreti olan
Cümle içinde kullanımı: “Kasabımızdan kelli felli çavlı birçok insan çıktı amma bize faydası dokunmadı.”
– Mübalağa ile anılmak
–Şöhret almak
– Dillere düşmek
– Sesi çevreye yayılmak
– Herkes tarafından duyulmak
Cümle içinde kullanımı: “Kendine o kadar çok güveniyor ki çavlanmaktan kendini bir türlü alamıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kış fırtınası
– Karla karışık şiddetli rüzgar
– Çapkın
– Hovarda
Cümle içinde kullanımı: “Çavkın esmeye başladığında korkma, biraz kar ve yağmur seni yolundan döndürmez.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yalaz
– Alev
– Şiddetli rüzgar
– Erkeklik organı
– Şule
– Alaz
Cümle içinde kullanımı: “Kar tipi bir yana bu çavgın bizi yolumuzdan geri koymaya yeter.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hayvan derisinden yapılan kırbaç
– Hayvanların cinsel organından yapılan kırbaç
– Baston
– Hayvanların cinse organı
Cümle içinde kullanımı: “Babadan kalma çavını satmak istiyorum bende kalmasına gerek yok.”
Kelime Kökeni: Ad
– At ve eşek gibi hayvanların erkeklik organı
– Yüksek ses
– Tiz ses
– Şan
– Şöhret
– Ün
– Buluttan ayrılmış güneşin görünümü
– Yeni hadiseler, havadis
Cümle içinde kullanımı: “Kulaklarımızı kanatacak çav sesiyle insanları yanından kaçırmayı başarıyor.”
– İliştirmek
– Kurmak
– Birbirine bağlamak
– Uç uca kavuşturmak
– Hayvana yük yüklemek
– Rast gelmek
– Duçar olmak
– Uğramak
– Bir araya getirmek
– Çaprazlama dayayarak durdurma
Cümle içinde kullanımı: “Siz ki başınızı sürekli olarak belaya çatıyor bizleri da mahcup duruma sokuyorsunuz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çatmak eylemi
– Geçici olarak iliştirilmiş
– Birbirine tutturulmuş kereste
– Semerin ağaç bölgesi
– Çatmak işi
– Yayla evi
– Çadır
Cümle içinde kullanımı: “Tahtalardan yapılan çatmaları buraya getirin belki işe yararlar.”