Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çegane çalan kimse
– Saz çalan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Telleri ağlatan çegâne-bâz yüreğindeki müzikle anlatıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çegane çalan kimse
– Saz çalan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Telleri ağlatan çegâne-bâz yüreğindeki müzikle anlatıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Keman
– Kanuna benzeyen müzik aleti
– Zilli tartım çalgısı
Cümle içinde kullanımı: “Çegane çalan bir kadın elbet gönülden konuşmayı da bilir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kundura yapan kimse
– Çedik yapan satan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Köyün en maharet sahibi çedikçisinin yanında çırak olarak başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kadınların ve din büyüklerinin kundura içinde giydikleri sarı mest
– Sarı pabuç
– Mesh üzerine giyilen terlik
Cümle içinde kullanımı: “Çedik giymiş hoca ayaklarını sürüye sürüye yanımıza kadar geldi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çiçek hastalığı
– Gül
– Hâl
– Ben
– Gönül
– Çiçek
– Bulaşıcı viral hastalık
Cümle içinde kullanımı: “Çeçek hastalığından müzdarip yüzündeki izler giderek çoğalıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kalbur
– Samanı ayrılarak harman yerine yığılan buğday
– Harman savurdukları yaba
– Dağınık
– Darmadağınık
– Tahıl kümesi
– Telli elek
Cümle içinde kullanımı: “Eskiler ne demiş nisan yağar sap olur mayıs yağar çeç olur diye.”
Kelime Kökeni: Ad
– Keçi yavrusu
– Oğlak
– Bir yaşından küçük dişi keçi
Cümle içinde kullanımı: “Kucağında minicik bir çebişle tüm günü çayırda oynayarak geçirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir cins avcı kuş
– Deneyimsiz
– Toy
– Acemi
– Yırtıcı kuş
– Tecrübesiz
Cümle içinde kullanımı: “Sen ki benim aşktaki çaylaklığımı rastlantı sandın oysaki sevgiye aç büyümüş bir çocuktum.”
– Hayvanı çayıra çıkarmak
– Hayvanı otlatmaya çıkarmak
– Çayırlanmak
Cümle içinde kullanımı: “Çobanlık yaptığım tüm o yıllarda her günüm çayırlamakla geçerdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Toygar türünden bir kuş
– Tarla kuşu
– Turgay
Cümle içinde kullanımı: “Küçükken ona çayır kuşu diye seslenirdik, o kadar hareketli ve bereketli bir çocuktu ki etrafına neşe ekerdi.”